YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2541
KARAR NO : 2009/2856
KARAR TARİHİ : 14.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalıların yapımını üstlendikleri çekme çatı katının yıkılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın ıslahla artırılan kısmı da dikkate alınarak kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 3 ncü sayfa 1. bendinde yapılacak inşatta zemin üzeri 4. kat 9 nolu dairenin çekme katı ile birlikte arsa sahiplerinden davacıya ait olacağı kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamı ve kesinleşen Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/119 Esas 2005/328 Karar sayılı ilâmı ile çekme kat yapılmasının mümkün olmadığı, yapılan çekme katın kâl’ine karar verilerek kesinleştiği ve sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle çekme kat yapılmasının imkânsız olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölüm ya da somut olayda olduğu gibi çekme katın yapılmasının mümkün olmaması halinde istenebilecek zarar, sözleşmenin yapıldığı tarihte bu imkânsızlığın bilinmesi durumunda yapılacak paylaşımda arsa sahibinin alması gereken bağımsız bölüm ile çekme katın yapımının imkânsız olması sebebiyle fiilen eksik olarak aldığı bağımsız bölümler arasındaki farktan ibarettir.
Bu durumda mahkemece hükme esas raporu veren bilirkişiden az yukarıda belirtilen kurala uygun biçimde alınacak ek raporla sözleşmede kararlaştırılmasına rağmen imkânsızlık nedeniyle çekme katın yapılamamasından dolayı davacının istemekte haklı olacağı tazminat miktarı konusunda ek rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu maddi tazminatın yazılı miktarda kabulü ve davadan önce temerrüt ihtarı bulunmadığından dava edilen kısım için dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için de ıslah tarihinden faiz yürütülmesi yerine tüm maddi tazminat alacağının dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan; manevi tazminat istenebilmesi için BK’nın 49 ile TMK’nın 24-25 maddeleri uyarınca kişilik haklarının haksız saldırıya uğraması şart olup bu hüküm malvarlığına ilişkin zarar halini kapsamamaktadır. Sözleşmeye aykırı davranışın manevi tazminatla sorumluluğu gerektirmesi için bu halin kişilik haklarına ağır saldırı teşkil ettiğinin kanıtlanması zorunludur. Somut olayda bu husus ispat edilemediği ve salt sözleşmeye aykırı davranmak manevi tazminat talep hakkı vermeyeceğinden manevi tazminat isteminin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya, Dairemiz uygulamalarına aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.