Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4936 E. 2009/3267 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4936
KARAR NO : 2009/3267
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Abdullatif Sert …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili ve nakdi teminat kesintisinin iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenici vekili 31.10.2007 tarihli beyan dilekçesinde, sözleşme konusu işler nedeniyle davacı taşerona 310.309,85 TL ödeme yapıldığını savunmuştur. İki inşaatçı ve bir hukukçudan oluşan bilirkişi kurulunca davalının yaptığı ödeme 324.503,73 TL kabul edilerek rapor düzenlenmiş, mahkemece bu rapora itibar edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Davacı vekili toplam olarak bu ödeme miktarına karşı çıkmamakla birlikte sözkonusu miktarın içerisinde hakedişlerden yapılan ve bilahare iade edilen %5 tutarındaki toplam 13.436,43 TL nakdi teminat kesintisinin de bulunduğunu ileri sürerek bilirkişi kurulu raporuna itiraz etmiş, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış ise de, davacının bu itirazı denetime elverişli biçimde karşılanmamıştır.

HUMK’nın 284. maddesi hükmünce, gerçeğin ortaya çıkması için gerek görülmesi halinde mahkemece önceki veya yeniden seçilerek bilirkişiler vasıtasıyla tekrar inceleme yaptırılabileceğinden, mahkemece re’sen seçilecek konusunda uzman mali müşavir- muhasebeci bilirkişiden davalı vekilinin 31.10.2007 tarihli dilekçesindeki beyanı, davacının hükme esas alınan raporda hesaplanan davalının ödeme miktarı içinde iade edilen nakdi teminat kesintilerinin de bulunduğuna dair itiraz ve beyanları dikkate alınıp, ödeme belgeleri ile ibraz ettirilip taraf defterleri incelettirilerek, davacının istemekte haklı olduğu alacak miktarı konusunda rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme sonucu kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan davacının keşide ettiği 14.04.2004 tarihli ihtarnamede ödenmesi gereken alacak miktarının belirtilmemiş olması sebebiyle bu ihtar davalıyı temerrüde düşürmeyeceğinden kabul edilen alacaklar için dava tarihi yerine, ihtarnameye göre belirlenen tarihten faiz uygulanması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca kabulü ile hükmün (2.) bent uyarınca davacı, (3.) bent gereğince de davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 01.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.