Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4634 E. 2009/4574 K. 10.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4634
KARAR NO : 2009/4574
KARAR TARİHİ : 10.09.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, alacak istemiyle açılmış, mahkemece tüm kalemlerden olan istek miktarıyla bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenicinin tüm, davalı arsa sahibinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici vekili yapılacak inşaattan müvekkilinin daire sattığını, sözleşmenin haksız olarak davalı arsa sahibi tarafından feshedilmesi nedeniyle satın alan kişiye faiziyle birlikte daha fazla para ödediğini iddia ederek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla bu kalemden 10.000,00 TL istekte bulunmuştur. Taraflar arasındaki 04.06.2003 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin 8. maddesinde yükleniciye düşen dairelerin devir aşamaları belirlenmiştir. Buna göre yüklenici su basman seviyesine kadar inşaatı tamamladığında kendisine düşen dairelerin 4 adedinin verilmesi kararlaştırılmıştır. Davalı arsa sahibinin bu aşamadan önce yükleniciye daire tapusu verme yükümlülüğü yoktur. Davacı yüklenici henüz inşaata başlamadan sözleşme feshedilmiştir. Davacı yüklenici henüz hak etmediği bir daireyi 3. kişiye sattığını, fesih sonucu faiziyle birlikte fazla bedel ödediğini belirterek istekte bulunmaktadır. Davacı yüklenici henüz hak etmediği bir daireyi satmakla kusurludur. Ayrıca iddiasına göre daire sattığı kişiye aldığı bedelden fazla miktarda ödemeyi kendi rızasıyla yapmıştır. Bu satıştan doğduğu iddia edilen zararda arsa sahibinin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Ayrıca, varlığı iddia edilen sözkonusu zarar yansıma yoluyla oluşmuştur. Bu nedenlerle bu kalemden yüklenicinin arsa sahibinden alacak isteme hakkı bulunmadığı gözden kaçırılarak, bu istem yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı vekili, dava dilekçesinde istekte bulunduğu alacak kalemlerini ayrı ayrı bildirmiş, toplam fazla hakkı saklı tutarak 94.618,00 TL istekte bulunmuştur. Mahkemece alacak istemi kabul edilen mahrum kalınan kâr nedeniyle bu dosyadaki istek miktarı 15.000,00 TL’dir. Mahrum kalınan kâr nedeniyle olan istek miktarı aşılarak, reddedilen diğer kalemlerdeki istek miktarları da kabul edilmiş gibi dava dilekçesinde istenilen miktarın tamamının karar altına alınması HUMK’nın 74. maddesine aykırı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş bu dosyadaki mahrum kalınan kâr nedeniyle olan istek miktarı ve bilirkişi raporundaki ceza miktarı dikkate alınmak suretiyle, mahrum kalınan kâr nedeniyle 15.000,00 TL, sözleşmenin 7. maddesindeki ceza nedeniyle 13.401,00 TL olmak üzere 28.401,00 TL’nin karar altına alınmasından, fazla istemin reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı yüklenicinin tüm, davalı arsa sahibinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca kararın temyiz eden davalı arsa sahibi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.