Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8317 E. 2006/10294 K. 02.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8317
KARAR NO : 2006/10294
KARAR TARİHİ : 02.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, haricen taksim edilen tapulu taşınmazın miktar eksikliğinin 3 parselin kısmen tapu iptali ve tescili suretiyle tamamlanması istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava konusu 113 ada 3 parsel ile davacıya ait 113 ada 4 ve dava dışı Abdurrahman ve … maliki olduğu 113 ada 5 parsellerin önceleri bir bütün iken kadastro sırasında tapu kaydına ve harici taksime dayalı olarak tesbit ve tescil edildiği görülmektedir.
Gerçekten 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15.maddesi hükmünce tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında taksim yapılmışsa taşınmazların belgeler veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile doğrulanan taksim gereğince zilyetleri adına tespiti gerekmektedir. Öncesi bir bütün olan 3, 4 ve 5 parsellerde kayıt maliklerinin paylarına göre hak sahibi oldukları kuşkusuzdur. 3 parselin tutanağında taksimin varlığı bilirkişi ve tanık sözleri ile doğrulandığı gibi davacı …, mevcut hali ile taksimi kabul ederek 3 parselden taksimen bölünen 4 parsel sayılı taşınmazın tutanağını da imzalamıştır. 3402 sayılı Kanunun 15.maddesi gereğince önemli olan taksim olgusunun varlığıdır. Taraflar aksini kararlaştırabilir ise de taksimde tapu kayıt maliklerinin paylarına göre eşit miktar yer verilmesi koşul değildir.
Somut uyuşmazlıkta, Türk Medeni Kanunun 6 maddesi hükmünce tapulama tutanağındaki olgulara karşı iddiasını kanıtlamak zorunda olan davacı yazılı bir belgeye dayanmamış, dinlettiği tanıklarda taksimin miktarda eşitlik prensibine göre yapıldığı hususunda davanın kabulü için yeterli bilgi vermemiştir. Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 2.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.