Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4602 E. 2009/4749 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4602
KARAR NO : 2009/4749
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında imzalanmış olan 13.12.2000 tarihli “Antakya Lisesi Spor Salonu İkmal İnşaatı” sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, bu iş kapsamında yerine getirdiği “503 Sac Çatı Kaplaması” imalâtına ilişkin olarak sözleşmede birim fiyatı bulunmadığı için düzenlenen yeni birim fiyat tutanağında tesbit edilen fiyatın yüksek belirlendiğinden ve dolayısıyla fazla ödeme yapıldığından bahisle davalı yanca muaraza çıkarıldığını beyanla muarazanın giderilmesine ve davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 13.12.2000 günlü sözleşme kapsamında imal edilen ancak sözleşmede fiyatı kararlaştırılmayan “503 Sac Çatı Kaplaması” işi ile ilgili olarak belirlenen yeni birim fiyat tutanağının usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği ve yüksek belirlenip belirlenmediği üzerinde toplanmaktadır.
Çekişmenin giderilmesinde öncelikle değerlendirilmesi gereken kanıt elbette ki yanların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları sözleşme hükümleridir. Dava konusu olup giderilmesi istenin muarazanın halli için izlenecek yöntem anılan sözleşmenin 2. maddesi, (F) bendinde sözleşme ekleri arasında gösterilen Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 20. maddesinde açıklanmıştır. Belirtilen şartname hükmü taraflar arasında benimsenmiş delil sözleşmesi niteliğindedir (HUMK. 287 m.) ve bu özelliği nedeniyle mahkemece de doğrudan gözönünde tutulması gerekmektedir.
O halde sözleşmede tesbit edilmediği için uygulanacak fiyatın belirlenmesi amacıyla oluşturulan yeni birim fiyatın Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 20. maddesine uygun şekilde düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır ve davacı yükleniciye fazla ödeme yapılıp yapılmadığı da bu madde hükmüne göre denetlenmelidir. Keza ifade edilen hükümde gösterilen yönteme ve sıraya aykırı şekilde düzenlenen ve idarece onaylanan yeni fiyatın ve hatta buna paralel olarak yapılan ödemelerin kesin ödeme niteliğinde olmayıp yükleniciye müktesep hak kazandırması da mümkün bulunmamaktadır.
Hukuki durum böyle olmakla beraber, mahkemece Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 20. maddesinde belirlenen prosedür gözetilerek yeni birim fiyat yapılıp yapılmadığı incelenmemiş, bilirkişi kurullarından alınan yüzeysel raporlarla yetinilerek bilirkişilerin; düzenlenen yeni fiyat tutanağının sözleşme eki haline geldiği ve artık buna uyulması mecburiyetinin doğduğu yönündeki sözleşmeye aykırı görüşlerine itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Bunun yanında aynı konuda yüklenici şirket temsilcisi hakkında Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/18 esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış ve aynı mahkemece 19.10.2004 günlü kararla beraate hükmedilmişse de bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nce eksik soruşturma nedeniyle bozulduğu dosya arasındaki ilam örneklerinden anlaşılmaktadır. Hâl böyle iken mahkemece, BK.’nın 53. maddesi uyarınca verilebilecek bir ceza mahkumiyetinin hukuk hakimini bağlayacağı gözden kaçırılarak anılan dava sonucunun beklenilmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki aynı konuda açılmış dava sonucunun beklenmesi, BK.’nın 53. maddesine göre hukuk hakiminin ceza mahkemesince verilebilecek beraat kararı ile bağlı olmadığı dikkate alınarak ve mahkumiyet kararı verilmesi halinde ise buna dayanak teşkil edecek olgulardan hareketle değerlendirme yapmak, uyuşmazlıkla ilgili tüm kanıtların toplanarak ve özellikle davalının hak edişler arasında bulunduğunu ileri sürdüğü 21.12.2001 tarih ve 241700 numaralı faturanın temini ile dosya arasına konularak, bu faturanın girmişse hakedişler arasına ne sebeple girdiğinin de araştırılması suretiyle yeni fiyat tutanağına esas alınan fatura ile mukayesesini yapmak, bu yolda HUMK.’nın 284. maddesi uyarınca alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak düzenlenmiş bulunan yeni fiyat tutanağının sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 20. maddesindeki sıra, esas ve ilkelere uyularak ve gerekleri yerine getirilerek oluşturulup oluşturulmadığı, gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı incelettirilmek, anılan 20. maddeye aykırılık olduğunun saptanması halinde bilirkişilere olması gereken yeni birim fiyatı hazırlatmak ve buna göre de davalının yaptığı mevcut ödemelere nazaran davacıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı tesbit ettirilmek ve sonucuna uygun hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.