YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4705
KARAR NO : 2009/4758
KARAR TARİHİ : 16.09.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 2001/2862 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi gereğince fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair veriler karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
2001/2862 sayılı Kararnamenin 17. maddesinin 2. bendinde “ihale tarihi, esasların yürürlüğü girdiği tarihten önce olan işler ile, sözleşmeleri yapılmış ve devam eden işlerde; yükleniciler veya taşeronların geçici maddelerde getirilen esasların yürürlük tarihinden itibaren otuz gün içinde hiçbir şart öne sürmeden idareye başvurarak aynı bendin a, b ve c alt bentlerindeki isteklerinden birini belirtecekleri, belirtilen şekilde yazılı olarak süresi içinde başvurmayan yükleniciler veya taşeronların sözleşmelerine göre işe devam etmiş sayılacakları” hükmü getirilmiştir. Kararname 18.08.2001 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden 30 günlük süre bu tarihten itibaren başlar ve 16.09.2001 günü mesai saati bitiminde sona erer. Maddede öngörülen süre hak düşürücü süre olduğundan görevi gereği Mahkemeler ve Yargıtay’ca kendiliğinden gözetilir. Dilekçenin en geç 16.09.2001 günü mesai saati sonuna kadar ilgili kuruma verilmesi zorunludur. Postaya verme tarihi davalı idareye teslim niteliğinde olmadığı gibi sehven başka bir kamu kuruluşuna dilekçe verilmesi de sözkonusu olmadığından postadaki gecikmelerin dikkate alınması mümkün değildir. Dilekçe davalı idareye 19.09.2001 tarihinde ulaşmış ve aynı tarihte kayda alınmıştır.
Bu durumda kararnamenin 17/2. maddesindeki hak düşürücü sürede başvurulmaması sebebiyle davacı yüklenici, sözleşmesine göre işe devam etmiş sayıldığından davanın reddi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu kabulü doğru olmamıştır. Öte yandan dilekçe tarihinden sonra yapılan ara ve kesin hakedişler Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesindeki yöntemine uygun ihtirazî kayıt konulmaksızın imzalanmış olup hakedişler davacı yüklenici aleyhine kesinleşmiş olmasına rağmen Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 39 ve 40. maddeleri hükümleri dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 16.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.