YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9512
KARAR NO : 2022/13250
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İnceleme konusu dava dosyasında, dava dışı borçlu … San. Tic. A.Ş. nin ödenmemiş 2009, 2011, 2012, 2013 ve 2014 dönemlerine ait prim borçlarından dolayı davacılar adına üç adet ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu 2015/16877 sayılı ödeme emrinin 2014/1 ve 2. aylarına ilişkin olduğu, 2016/10627 sayılı ödeme emrinin 2013/12. ay ile 2014/1-2-3.aylarına ilişkin olduğu, 2019/13431 sayılı ödeme emrinin 2009/9, 2011/3-6-11-12 ve 2012/2.aylarına ilişkin olduğu, davacıların dava dışı Kurum borçlusu şirketten 02.01.2014 tarihi itibariyle paylarını devretmek suretiyle ayrıldıkları, bu tarihten sonra şirket yönetimi ile ilişiklerinin kesilmiş olup şirkette herhangi bir hak ve yetkilerinin bulunmadığı, buna göre Mahkemece davacıların devir tarihi olan 01.02.2014 tarihinden sonraki dönemi kapsayan Kurum alacakları yönünden sorumluluk şartları mevcut olmadığından bu döneme isabet eden 2015/16877 sayılı takip dosyasına konu 252,34 TL. ve 2016/10627 sayılı takip dosyasına konu 165.795,05 TL. kadar miktarının iptali ile kalan kısmı yönünden sorumluluklarının devam ettiği, 2019/13431 sayılı takip dosyasına konu Kurum alacakları devir tarihi öncesine ait olduğundan davacıların bu takip dosyasına konu Kurum alacaklarının tamamından sorumluluklarının devam ettiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2015/16877 sayılı takip dosyasından davacılara gönderilen ödeme emirlerinin 2014/2. ayına ilişkin borçlar yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine ve 2014/1 dönemine ait asıl alacak üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 2016/10627 sayılı takip dosyasından davacılara gönderilen ödeme emirlerinin 2014/2. ve 3. aylara ilişkin borçlar yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine ve 2013/12. ve 2014/1. ayına ait asıl alacak tutarları üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 2019/13431 sayılı takip dosyasından davacılar adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline ilişkin talebin reddine, anılan takibe konu asıl alacaklar üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine, şeklinde yeni bir karar verildiği anlaşılmaktadır.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinin 5. fıkrasında “İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir” hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 21.04.2022 tarih, 2021/119 E. ve 2022/149 K. no lu karar ile ölçülülük ilkesi, mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunan hükmün iptaline karar verilmiş olup verilen karar 31911 sayılı Resmi Gazete’de 02.08.2022 tarihinde yayımlanmıştır.
Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.
Somut olayda, davacı tarafın aleyhine olacak şekilde haksız çıkma tazminatına ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 26.05.2022 tarih ve 2021/706 Esas ve 2022/903 Karar sayılı ilamının 2/a bendinde yer alan “ ve 2014/1 dönemine ait asıl alacak üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına,
2/b bendinde yer alan “ ve 2013/12. ve 2014/1. ayına ait asıl alacak tutarları üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına,
2/c bendinde yer alan “anılan takibe konu asıl alacaklar üzerinden hesaplanacak %10 haksız çıkma tazminatının davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.