Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10473 E. 2022/9387 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10473
KARAR NO : 2022/9387
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmaz Tescili
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, bilirkişilerin 10.01.2018 tarihli raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 2.951,17 metrekarelik taşınmaza tapuda son gelen ayrı bir parsel numarası verilerek, taşınmazın zeytinlik vasfı ile davacı … adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/9 Esas, 2018/492 Karar sayılı 12.09.2018 tarihli kararının HMK’ nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davacı tarafından açılan davanın reddine, davalı Hazinenin tescil talebi bulunduğundan dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 10.01.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 2.951,17 m²’lik taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliyesi Mahkemesince, dava konusu taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında çalılık vasfında olduğu, eğiminin % 20 – 35 olduğu, davacının taşınmazı temizleyerek tarla haline getirip zeytin diktiği, bu haliyle taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1976 ve 1988 yıllarında orman kadastrosu çalışmalarının yapıldığı anlaşıldığı halde, bu çalışmalara göre taşınmazın konumu yöntemine uygun şekilde belirlenmediği gibi, söz konusu çalışma tutanaklarının tamamı dosya arasına getirilmediğinden bilirkişi raporları da denetlenememektedir. Ayrıca, … tarafından, taşınmazın nazım imar planında kaldığı belirtildiği halde, 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesi hükmü gözetilerek, dava konusu taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, imar planı kapsamına alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylandığı (kesinleştiği) kesin olarak belirlenmemiş ve böylelikle eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman tahdidi, varsa 2/B ve aplikasyon çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya arasına getirtilmeli, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, imar planı kapsamına alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylandığı (kesinleştiği) kesin olarak belirlenerek, buna ilişkin tüm kayıt, belge ve haritalar celp edilmeli, bu şekilde dosyanın ikmal edilmesinden sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğraftan ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu varsa 2/B ve aplikasyon ile ilgili sınır noktalan aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu imar planı ve genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlannda dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise, çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı …’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2019/5 Esas, 2019/265 Karar sayılı kararırır 6100 sayılı HMK’ nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK’nın 373/2. maddesi gereğince kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.