YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/266
KARAR NO : 2022/18733
KARAR TARİHİ : 15.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-Dosyada mevcut 21.11.2013 tarihli KEMTV’deki gümrüklenmiş değerin 23.393,73 TL. olup, bilirkişi raporuna göre düzenlenen 5.11.2020 tarihli KEMTV’deki gümrüklenmiş değerin ise 23.497,98 TL. olduğu halde, mahkemenin etkin pişmanlık ihtarı yönünden sanığa yapılan tebligatta gümrüklenmiş değerin iki katı miktarın 46.995,96 TL. olarak belirtildiği ve sanığa bu miktar üzerinden ihtaratta bulunulduğu anlaşılmakla; ele geçen kaçak sigaralara ilişkin 21.11.2013 tarihli KEMTV’de belirtilen ve lehe olan gümrüklenmiş değerinin 2 katı olan miktarın sanığa bildirilmesi, sonucuna göre 15.4.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması gerekirken, usulüne uygun şekilde ihtar yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 8.4.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.5.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 8.11.2013 ve iddianame düzenleme tarihinin 25.12.2013 olduğu,
UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede; Dairemiz 2022/8498 Esas 2022/16889 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/318 Esas 2020/563 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 19.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.12.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanığa ait dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
4-6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Yasanın 3/5, 3/10. maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken delalet maddesinin gösterilmemesi,
5-CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep eden ve kamu zararından haberdar olmayan sanığa, 5271 sayılı CMK’nın 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin karar yerinde bir değerlendirme yapılmadığı da nazara alınarak, … varakasındaki dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nın 231/9. maddesi hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, suçtan doğan zararı gidermediği şeklinde yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararı verilmesi,
6-Sanık hakkında neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 40 TL adli para cezasına hükmedildiği ve 5237 sayılı TCK hükümlerine göre sadece hapis cezaları ertelenebildiği halde hüküm fıkrasında hiç bir ayrım yapmaksızın TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
7-Cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde ise cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılmaması,
8-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından uygulanmasına yer olmadığına, kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise bu hak ve yetkilerden hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafinin ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.