Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/712 E. 2007/1740 K. 26.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/712
KARAR NO : 2007/1740
KARAR TARİHİ : 26.02.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı … 1993 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit gören taşınmazın 08.12.1994 tarihinde tescil edildiğini, 117 ada 25 parsel sayısını alan bu yerin belediye hudutları içinde kaldığını, hakem sıfatıyla verilen kararda aidiyetin saptandığını 775 sayılı Gecekondu Kanununun 3. maddesi hükmünce hazine adına olan kaydının iptali ile belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava mülga 775 sayılı Gecekondu Kanununun 3. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Gerçekten, 3.maddede ne tür yerlerin belediye adına tescilinin gerekeceği belirtilmiş, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hazinenin mülkiyetindeki arazi ve arsalar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden belediye sınırları içinde olanların yasanın belirlediği amaçlarda kullanılmak üzere belediye mülkiyetine geçmesine olanak tanınmıştır.
Davacı … tüzel kişiliğinin 775 sayılı Gecekondu Kanununun 3. maddesi hükmünden yararlanabilmesi için öncelikle 775 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 30.07.1966 tarihinde belediye tüzel kişiliği sıfatını taşıyor olması gerekir. Davacı kanunun yürürlüğünden sonra belediye haline gelmişse hiç kuşkusuz 775 sayılı yasadan yararlanarak temlik isteminde bulunamayacaktır.
O yüzden öncelikle davacının hangi tarihte belediye tüzel kişiliği sıfatını kazandığı yetkili kaymakamlıktan veya İçişleri Bakanlığı’ndan sorulup saptanmalıdır.
Diğer taraftan; dosya kapsamı ile dava konusu taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu sabittir. Davacı belediyenin diğer koşullar mevcutsa bu yerin adına tescilini isteyebilmesi için 775 sayılı Gecekondu Kanununun öngördüğü amaçta kullanılmak üzere hazine arazisine ihtiyaç duyduğunu da kanıtlaması yasanın aradığı diğer bir koşuldur. Zira, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 1. maddesinde yasanın amacı «mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler» olarak ifade edildiğinden, belediyenin 775 sayılı yasaya dayanarak adına tescil isteminde bulunması ancak yasadaki amaç için arsa sağlanması gereksinimi varsa mümkündür. Yoksa 775 sayılı Gecekondu Kanununun 3. maddesi belediyelerin belediye sınırları ve mücavir alan sahalarda bulunan hazine arazilerini hiçbir neden gösterilmeden talebi halinde belediye adına tesciline olanak sağlayan bir hüküm olarak düşünülemez. Mahkemece davacı belediyenin arsa sağlanma ihtiyacı içinde olup olmadığı yasanın 1. maddesinden yararlanılarak saptanmadan tescil hükmü tesisi de doğru olmamıştır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA 28.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.