Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3584 E. 2006/4662 K. 20.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3584
KARAR NO : 2006/4662
KARAR TARİHİ : 20.04.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.9.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 1.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Somut olayda; davacıya ait 1198 parselin 7.11.2005 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre yola 1 metrelik cephesi bulunmaktadır. Böylece davacı taşınmazının geçit yetersizliği (nisbi geçit ihtiyacı) söz konusudur. Mahkemenin davayı buna göre değerlendirmesi gerekir. Davacı aşamalardaki beyanlarında yeterli genişlikte geçit ihtiyacı için karar verilmesini istemiş, temyiz dilekçesinde bunu açıkça ortaya koymuştur. Dairemizin kararlarında özellikle tarım alanlarının bir tarım aracının geçeceği genişlikte, geçit ihtiyacı bulunduğu benimsenmektedir. Emsaline göre verilecek yol genişliği ise nihayet 2.5-3 metre olmalıdır. O halde davacı taşınmazının yola cephesi yetersiz olduğundan bu miktara noksan kalan kısmın davalı taşınmazından geçit hakkı tesisi şeklinde hüküm kurmak yerine, davacının geçidinin tamamının davalı taşınmazından alınmasında ısrar ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.