YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14563
KARAR NO : 2008/15599
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, hissedarı bulunduğu 885 parsel numaralı taşınmazının davalıya ait 1950 parsel numaralı taşınmaz ile sınırında bulunan taş duvarın davalı tarafça yıkılıp yerinin değiştirilerek taşınmazına müdahale edildiğinden bahisle, el atmanın önlenmesi ve yıkılan taş duvar nedeniyle 400 YTL tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davalı, taraflar arasında daha önceden görülen Koçarlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1998/285 E. 1999/84 K. sayılı men’i müdahale davasında 07.01.1999 tarihli fen bilirkişi raporuna uygun şekilde sınırını belirleyerek taşınmazını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi HUMK.nun 281. maddesi gereğince görüşüne başvurulan bilirkişinin denetime elverişli ve gerekçeli rapor hazırlaması gerekir. Mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı 06.10.2008 tarihli fen bilirkişileri raporu, hüküm vermeye ve denetime elverişli değildir. Teknik bilirkişilerin iddiayı ortaya koyar nitelikte fenne uygun bir kroki ve rapor düzenlemeleri gerekir.
Mahkemece dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak, dava konusu yapılan yıkıldığı iddia edilen ve sonrasında yeniden
yapılarak yeri değiştirildiği belirtilen taş duvarın ve el atıldığı iddia edilen kısımların zeminde nereye isabet ettiği kesin olarak saptanmalı, bu bölümler davalıya ait parsel içinde kalsa dahi krokiye işaret ettirilerek, davacı talepleri konusunda ulaşılacak bu sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ileride taraflar arasında doğabilecek benzer uyuşmazlıklarda kesin hükmün neleri kapsadığı konusunda da yeni uyuşmazlıklar çıkaracak şekilde yetersiz ve denetime uygun olmayan rapor ve krokiye dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 22.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.