YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15837
KARAR NO : 2008/16057
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve birleşen dava dilekçeleriyle toplam 11.739,50 YTL kira alacağının tahsili için yapılan takiplere vaki itirazların iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davacı(kiralayan) ile davalı(kiracı) arasındaki kira sözleşmesinin 01.06.2002 tarihinde yenilenerek aylık kira bedelinin 350 YTL olarak belirlendiğini, davalının 1.6.2003 – 1.7.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kira bedellerini yatırmaması nedeniyle aleyhine başlatılan 2005/5026 esas sayılı icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, kiralananın tahliyesine ve %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, birleşen 2006/115 esas sayılı davada ise; davalının(kiracı) 1.7.2005 – 1.12.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kira bedellerini yatırmaması nedeniyle aleyhine başlatılan 2005/9277 esas sayılı icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, kiralananın tahliyesine ve %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin150 YTL olarak belirlendiğini, davalı şirketin kira bedellerini elden davacıya ödediğini, davacı tarafın kira sözleşmesinde tahrifat yaparak aylık kira bedelini 350 YTL olarak göstermek suretiyle icra takibine başladığını belirterek davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı tarafından davacıya teklif edilen yemin sonucunda, davacının kira bedellerinin tarafına elden ödenmediğine ve kira sözleşmesinin 01.06.2002 tarihinde yenilendiğine ilişkin yemin etmesi nedeniyle takibe konu edilen sürede aylık kira bedelinin 350 YTL olduğu, kiralananın satılması nedeniyle tahliye isteminin konusuz kalmış olduğu gerekçeleriyle tahliye istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Kira ilişkisinin, 1.6.1999 tarihli kira sözleşmesi ile kurulduğu tarafların kabulündedir. Söz konusu sözleşme 1 yıl süreli olarak düzenlenmiş olup aylık kira bedeli 150 YTL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf; yenilenen kira sözleşmesi ile aylık kira bedelinin 350 YTL olarak belirlendiğini, davalı taraf ise kira sözleşmesinin yenilenmediğini, halen geçerli olan 1.6.1999 tarihli sözleşme ile belirlenen aylık 150 YTL kira bedelini ödediğini ileri sürmektedir.
TMK. nun 6. maddesi gereğince taraflardan her biri iddiasını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı kiralayan aylık kira bedelini, davalı kiracı da sözleşmeye uygun olarak kira bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür.
Kural olarak; yenilenen sözleşmede bedele ilişkin şartlar tarafların anlaşması ile yeniden düzenlenebilir.
Davacı tarafın delil olarak dosyaya sunduğu 1.6.1999 tarihli kira sözleşmesinde; sözleşmenin yenilendiğini dolayısı ile aylık kira bedelinin değiştirilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını gösteren beyanların taraflarca imzalanıp tasdik edilmediği anlaşılmaktadır. Bu belgeye göre, davacı taraf aylık kira bedelinin 350 YTL olduğu olgusunu ispat edememiştir.
O halde mahkemece, ispat yükünün ilk önce davacı tarafın üzerinde olduğu gözetilmeli, aylık kiranın 350 YTL olduğu iddiasını ispat için davacının tüm delilleri toplanmalı ve hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.