Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12761 E. 2007/14503 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12761
KARAR NO : 2007/14503
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.5.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava konusu … köyü 303, 436, 453, 368, 463, 458, 462, 465 ve 460 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında soyadlarının … yerine “…” olarak, baba isimlerinin … yerine “…” olarak ve davacılardan …’in isminin “…” olarak hatalı yazıldığını belirterek düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyize getirmiştir.
Tapu kayıtlarında düzeltme yapılırken hüküm fıkrasında kayıt paydaşlarından hangisinin soyadının ne olarak düzeltildiği ayrı ayrı yazılmalıdır. Hüküm fıkrasında böyle yapılmayarak, davacıların … olan soyadlarının … olarak düzeltilmesi şeklinde yazılmış olması doğru değildir. Böyle bir yazım infazı da imkansız hale koyar. Hükmün HUMK’nun 389. maddesi uyarınca açıkça yazılması, infazında tereddüt yaratılmaması gerekir. Kaldı ki ne karar başlığında ve ne de hüküm bölümünde dava dilekçesinde ismi yazılı …’in dışındaki davacıların isimleri de yer almamıştır. Bundan ayrı dava dilekçesinde 8,9,10,11 ve 12 sıra numaralarda yazılı davacıların düzeltme istenen parsellerde paydaş gözükmedikleri de açıktır. Bu kişiler çağrılarak dava dilekçesiyle ne istedikleri kendilerinden sorulmalı, tapu kayıtları ile bu istemleri arasında ilişki olup olmadığı saptanmalı, ilişki var ise bu doğrultuda deliller tartışılmalı, istemlerin hukuka uygunluğunun saptanması halinde sonucuna göre bir karar verilmeli, ilişkinin saptanamaması halinde bu kişilere ait davanın reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.