Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10430 E. 2007/14662 K. 21.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10430
KARAR NO : 2007/14662
KARAR TARİHİ : 21.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.3.2004 gününde verilen dilekçe ve müdahil davacı tarafından verilen 30.11.2004 tarihli dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davacı … tarafından açılan davanın reddine, müdahil davacının isteminin kabulüne dair verilen 22.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.11.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Av…. ile müdahil davacı … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 7.12.2001 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kazanılan kişisel hakka dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahipleri yüklenicinin yapıyı sözleşme ve fen kurallarına uygun bitirilmediğini, yükleniciden sözleşmeden kaynaklanan alacakları olduğunu, açılan davanın reddini savunmuş, yüklenici yargılamaya katılmamıştır. Davaya asli müdahil talep eden … aynı bağımsız bölümün yüklenici tarafından 1.6.1997 tarihli adi yazılı sözleşme ile kendisine satışının yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tescil talebine ilişkin dava red edilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen,
kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı, davalılar arasındaki biçimine uygun düzenlenen 1.9.1997 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması gereken 10 numaralı bağımsız bölümün kendisine yüklenicinin temlik ettiğini ileri sürerek mülkiyetin tescili talebinde bulunmuştur. Davacının isteminin dayanağı davalılar arasındaki 1.9.1997 günlü sözleşme olup, davalı … bu sözleşmede yüklenici sıfatını taşımaktadır. Bu hali ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. maddesi hükmünce uyuşmazlığın inceleme yeri genel mahkemeler değil, özel mahkeme olan Tüketici Mahkemesidir.
Mahkemece tüm bu anlatılanlar ve kamu düzeninden olan görev hususu resen gözetilerek o yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa çekişmenin Tüketici Mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması yerine çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.