YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17340
KARAR NO : 2022/14157
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
Mahkeme : ANKARA 36. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı TCK’nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/168282 soruşturma numarası üzerinden 23/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle 24/07/2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği,
23/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 02/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak, soruşturma aşamasında sanığın müdafii eşliğinde savunmasının alınmış olduğu dikkate alınarak müdafiine tebliğe çıkarılması gerektiğinden, 23/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğine dair evrakın dosyada ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulmadığı,
23/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı için dosyanın 18/05/2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının tebliği üzerine yükümlünün başvurmaması nedeniyle ikinci bir uyarı yapılmaksızın denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan şüphelinin, aynı Kanun’un 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta “ısrar” ettiğinin kabul edilebilmesi için; “önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı” uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerekirken kovuşturma şartı olan ısrar koşulu sağlanmadığı gibi kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılıp erteleme kararının kesinleşme tarihinin de belirlenmesi gerektiği, erteleme kararına ilişkin usulüne uygun tebliğin bulunmadığının anlaşılması halinde ise bu erteleme kararının kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının bu sebeple de gerçekleşmemiş olacağının gözetilmediği anlaşılmakla,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/168282 soruşturma sayılı 23/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılıp bu erteleme kararının kesinleşme tarihinin tespit edilmesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin usulüne uygun tebliğin bulunmadığının anlaşılması halinde, bu erteleme kararının kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve kesinleşmeden tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, 29/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.