YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/68
KARAR NO : 2006/860
KARAR TARİHİ : 06.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.7.2003 gününde verilen dilekçe ile kesinleşmiş Mahkeme hükmüne konu ve üzerinde kat irtifakı kurulmamış taşınmazdaki bağımsız bölümün gerçek numarasının tespiti istenmesi üzerine davaların birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kabulüne dair verilen 18.2.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı arsa malikleri …,…,… vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kişilerin var olduğuna inandığı haklarının ihlal edilmesi halinde onların yargı yerine başvurarak hakkın korunmasını istemeleridir. Yargı yoluna başvurabilmek için davacının halen mevcut bir hakkı saldırıya uğramalıdır. Kural olarak gelecekteki yararlara dayanılarak dava açılamaz. Doktrinde ve uygulamada bu olgu “hukuki yarar” şeklinde ifade edilmektedir. Davacının o davayı açmakta hukuki yararı bulunması asıldır.
Bu kısa açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde;
Birleştirilen davalarda davacılar henüz kat irtifakı kurulmamış, tapuda arsa niteliğinde kayıtlı dava konusu taşınmazda davalı yüklenicinin kişisel hakkını temellük ettiklerini, satın alınan bağımsız bölümün yapıdaki gerçek yerinin tespitini istemiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 14.maddesi uyarınca, henüz yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat irtifakının kurulması ve tapu siciline tescil edilmesi için o arsa malikinin veya bütün paydaşlarının buna ait bir dilekçe veya istem belgesi ile birlikte 12.maddede sayılan belgelerle tapu idaresine başvurmaları gerekir. Kuşkusuz arsanın bütün paydaşları bir araya gelememişse kat irtifakı mahkemeye başvurularak da kurulabilir. Dava konusu olayda arsanın paydaşı olan bütün taraflar bu yola
./..
2006/68-860
-2-
başvurmamış, dava kat irtifakının kurulması talebi ile değil sonradan kurulacak kat irtifakına esas bağımsız bölümün yapıdaki yerinin tespiti istemi ile açılmıştır. Görülüyor ki; davacıların ortada henüz tecavüze uğrayan bir hakkı korunması gereken bir hukuki menfaati yoktur. Hakkın saldırıya uğraması olasılığı ise kural olarak hak sahibine erken dava açma hakkı tanımaz. Dava, ileri de hakkın tevacüze uğraması halinde eda davası olarak açılabileceğinden eldeki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Kabule göre de; tespit yapısı tamamlanmış bir arsa üzerinde kat irtifakına esas yerin neresi olduğunun saptanması için istenmiştir. İleride kurulacak kat irtifakına esas teşkil edecek tespit hükmü talep edildiğinden ve bu hüküm binadaki tüm paydaşların hukukunu ilgilendireceğinden yapıdaki tüm paydaşlar davada taraf olmadan davanın sonuçlandırılması da yanlıştır.
Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 6.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.