Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7658 E. 2023/41 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7658
KARAR NO : 2023/41
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki İİK’nın 89/2 . maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarı ve tekitlerine ilişkin tebliğin usulsüzlüğü şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığı kararı ile alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2019/28249 Esas sayılı dosyasından müvekkiline 89/2 haciz ihbarnamesi ve aynı tarihli tekitler gönderildiğini, müvekkili dernekle aynı binada bulunan başka bir şirket çalışanına tebliğ edildiğini belirterek, 89/2 haciz ihbarnamesi ve tekitlerinin tebliğinin Tebligat Kanununa aykırı olması nedeniyle tebliğ tarihinin 16.01.2021 kabulünü talep etmiştir.
Davacı vekili 18.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde, İcra Müdürlüğü eliyle çıkarılmış tebligat bulunmadığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile gelen tebligatın müdürlük eliyle gönderilip gönderilmediğini anlayamayacağından dava açılmasında kusuru bulunmadığı iddiası ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra Müdürlüğünce tebligat çıkarıldığı, tebligatı alan… ‘in davacı çalışanı olduğu, tebligatın usule uygun olduğu iddiası ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.11.1956 tarih 15/15 Sayılı İ. B. K. ve Y.H.G.K.nun 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı karan gereğince her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanacağı, yine 6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde “Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alındığını, şikayete konu uyuşmazlıkla ilgili yargılama devam ederken takip dosyasından mahkemeye gönderilen 10.04.2020 ve 24.07.2020 tarihli cevabi müzekkerelerde davacı şirket adma gönderilmiş haciz ihbarnamesinin bulunmadığının bildirildiği, yine 16.02.2021 tarihli cevabi müzekkere ekinde yer alan tebliğ evraklarının davacı şirkete gönderilen kira haczi müzekkeresine ilişkin olduğu, buna göre şikayete konu takip dosyasından davacı şirkete gönderilmiş 89/2 haciz ihbarnamesinin bulunmadığı ve bu haliyle mevcut şikayetin konusuz kaldığı anlaşıldığından anılan usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yine davalı alacaklı vekili tarafından dosyaya sunulan haciz ihbarnamesi ve tebliğ evraklarında tarih, icra müdürü imzası ve mührünün bulunmadığı, HMK’nun 331/1 maddesine göre de davanın açıldığı tarihteki taraflann haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve bu nedenlerle davanın açılmasına neden olan davalı alacaklının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, evrakların tanziminden ve muhafaza edilmesinden İcra Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, dosyanın hacimli bir dosya olduğunu, tebligatların uyap üzerinden değil fiziken çıkarılmış olmasının kuvvetli muhtemel olduğunu, evrakların hem fiziken hem elektronik ortamda hazırlanması ve saklanması yükümlülüğünün icra iflas müdürlüğüne ait olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderinin müvekkili şirkete tahmil edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca sadece İİK 89/2 haciz ihbarnamesinin dava konusu edilmediğini, 89/1 ve tekit yazılarınında dava konusu edildiğini, mahkemenin sadece bir adet ihbarnamenin dava konusu edildiğinden bahisle hüküm kurduğunu, bu yönüyle de hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacıya çıkan tebligatın usule uygun olduğu iddiası ile şikayetin reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesiyle de sabit olduğu üzere, davacının istemi kendisine gönderilen 89/2 ihbarname ve tekitlerinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin olduğu, davacı bu istemini yargılama sırasında verdiği 18/02/2021 tarihli dilekçesi ile lokal hale getirmiş ve bu dilekçe ile artık şikayetin İİK 89/2 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin olduğunun sabitlendiği, mahkemece müdürlüğe toplam 4 kere yazı yazıldığı, gelen cevaplardan da anlaşılacağı üzere davacıya herhangi bir ihbarname çıkartılmadığı, her ne kadar alacaklı kendisine verilen sürede 89/2 ihbarnamesine ilişkin bir belge sunmuş ise de, bu belgenin mühürsüz ve imzasız olması itibarıyla kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla mahkemenin bu yöndeki tespitinin yerinde olduğu, İİK 8. maddenin a fıkrasında icra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü … ve işlemlerin uyap üzerinden yapılacağı emredilmiş, bunun yöntemi de gene İcra İflas Yönetmeliğinin 16. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlendiği, netice itibarıyla şikayete konu bir işlemin mevcut olmadığı,
Öte yandan İİK 89/2. haciz ihbarnamesine ilişkin uyap dışı gönderilen ve… imzasına 02.01.2020 tarihinde tebliğ edilen evrak üzerine şikayetin yapıldığı anlaşılmakta ise de, hukuk sistemimizde vakıa ve talep baki kalmak kaydıyla niteleme ve uygulanacak hükmü belirleme yetkisinin hakime ait olduğu, dolayısıyla talep ve vakıalar gözetildiğinde mahkeme hakiminin HMK 33. maddeden kaynaklı hakkını yerinde kullandığının açık olduğu, HMK 331. madde davanın konusuz kalması halinde hakime davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğinin emredildiği, mahkeme yargılama giderlerini yapılacak tahkikat neticesine göre belirleyeceği, somut olayda tahkikat yapıldığı, Mahkemenin bu tahkikat neticesi verdiği hükmün doğru olduğu, icra müdürlüğünün ancak talep doğrultusunda işlem yapacağı da gözetildiğinde, alacaklı tarafından 26.06.2019 ve 28.06.2019 tarihlerinde icra dosyasına başvurulduğunda, müzekkere gönderilmesini istediği kurum ve kuruluşlar arasında davacı 3.şahsında ismine rastlanmadığı, mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile hükme yönelik davalı istinaflarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 2004 sayılı İİK’ nın 89/2.maddesi ve tekitlerine ilişkin tebligatların usulsüzlüğü şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
7201 sayılı Tebligat Kanunu,2004 sayılı İİK’ nın 89 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi