Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/9408 E. 2006/14683 K. 07.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9408
KARAR NO : 2006/14683
KARAR TARİHİ : 07.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.6.2005 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini, tapu iptali ve tescil, 13.7.2005 günlü karşılık davada ise satış vaadi şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşılık davanın kabulüne dair verilen 3.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı (K.davalı) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kooperatif vekili, davacı kooperatif ile davalılardan … … ve müşterekleri arasında 27.9.1994 tarihinde arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin üçüncü kişilere karşı tapuya şerh verilmek suretiyle kuvvetlendirildiğini, davacı kooperatifin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı … …’in payı dışında kalanların tapularını aldığını, ancak … …’in tapudaki payı üzerine davacı kooperatif ile ilgisi bulunmayan bir borçtan dolayı diğer davalı … Limited Şirketi tarafından haciz şerhi konulduğundan bu payın davacı adına tescil edilemediğini belirterek, davalı … …’e ait dava konusu toplam 47 adet bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine Edremit İcra Müdürlüğünün 2003/499 talimat sayılı dosyası ile konulmuş olan haciz şerhlerinin kaldırılmasını ve sözü edilen bağımsız bölümlerin davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili ise, karşı davasında, davalı (karşı davacı) kooperatif ile … … ve müşterekleri arasındaki sözleşmenin 1994 yılında düzenlenerek tapuya şerh edildiğini, şerh tarihinden itibaren beş yıllık sürenin geçtiğini belirterek, Tapu Kanununun 26.maddesi gereğince tapudaki şerhin hükmen silinmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar …, hükmü davacı (K.davalı) vekili temyiz etmiştir.
Bir davada, bir kimsenin kendisine izafe edilen davacı veya davalı sıfatını taşıyıp taşımadığı sorunu maddi hukuka göre tayin edilmesi gereken ve dava konusu hakkın özüne taalluk eden bir meseledir. Bir hakka dayanarak dava açmak yetkisi, yani bir kimsenin davacı sıfatı taşıması kural olarak o hakkın sahibi kim ise ona aittir.
Somut olaya gelince; az yukarıda açıklandığı gibi davacı (K.davalı) kooperatif, davalı … …’in çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarındaki payı üzerine davalı şirketin alacağı nedeniyle konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasını ve bu payların kooperatif adına tescilini, davalı (karşı davacı) şirket ise davacı kooperatif ile davalı … … ve müşterekleri arasında düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle aynı kayıtlara 1994 yılında yazılan şerhin beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle kaldırılmasını istemektedir.
Görülüyor ki; gerek davacı kooperatifin ve gerekse alacaklı ve birleştirilen davanın davacısı şirketin istemleri 47 ayrı bağımsız bölümdeki davalı … …’in 3/16 payı üzerinde bulunan kısıtlamalara ilişkindir. Bir başka deyişle, kayıtlara konulan kısıtlamalar ile hukuki durumu sarsılan, aleyhine durum yaratılan kişi kayıtlardaki 3/16 pay maliki … …’dir. Dolayısı ile payındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi şerhinin ve haciz şerhinin kaldırılmasını istemeye yetkili kişi (davacı) … … olmalıdır. Olayda ne kooperatifin ve ne de şirketin davacı sıfatı bulunmadığından mahkemece kooperatifin açtığı davanın reddedilmiş olması sonuçta doğrudur. Şirket tarafından açılan karşı davanın da şirketin davacı sıfatı bulunmadığı için husumet noktasından reddi gerekir. Açıklanan bu durum itibariyle, davacı kooperatifin davasının reddi sonuçta doğru olduğundan, davacının hükmün bu kısmına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. Karşı davanın davacı (karşı davalı) aleyhine kabulü yönündeki hüküm bölümüne ilişkin temyiz itirazları ise yerinde ve haklı olduğundan hüküm bu yönden bozulmuştur.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının davasının reddine yönelik hüküm bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddine, karşı davanın
davacı (karşı davalı) aleyhine kabulüne yönelik hüküm bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.