Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5227 E. 2009/1039 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5227
KARAR NO : 2009/1039
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, hukuki niteliğince BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici iş bedelinin tahsili istemiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacı yanca eserin davalı iş sahibine teslim edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına; özellikle davalı tarafça verilen dilekçeler ve davacıya gönderilen ihtarname içeriği ile dava konusu eserin teslim alındığı kabul edildiği gibi yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda da bu husus mahallinde tesbit edilmiş olmakla, mahkemece eserin davalı yana teslim edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Eser sözleşmelerinde yüklenici eseri tamamlayıp teslim ettiğini, iş sahibi ise işin bedelini ödediğini kanıtlamakla yükümlüdürler. Nevar ki somut uyuşmazlıkta taraflar arasında sözlü şekilde akdî ilişkinin kurulduğu ve eserin teslim edildiği anlaşılmakta ise de davalı iş sahibi, eserin anlaşmaya aykırı imal edilip kullanım amacını karşılamaktan da uzak olduğunu, bu sebeple kendisinden iş bedelinin talep edilemeyeceğini savunmuştur. Bu savunmanın davalının eseri reddetmek istediği anlamında yorumlanması gerekmektedir.
Gerçekten de, BK’nın 360/I. maddesi uyarınca yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nisfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu veya mukavele şartlarına muhalif olursa o şeyi kabulden imtina edebileceği gibi, aynı maddenin II. fıkrasına göre de, yapılan işin kusurlu olması veya mukavele şartlarına muhalif bulunması yukarıdaki derecede ehemmiyeti haiz değilse işin kıymetinin noksanı nisbetinde fiyatın tenzilini isteyebileceği açıklanmıştır. Ancak iş sahibinin bu haklarını kullanabilmesi için öncelikle BK’nın 359. maddesinde öngörülen şekilde teslim edilen eserin işlerin mutad cerayanına göre imkan bulur bulmaz muayenesini yapması ve varsa kusurlarını yükleniciye ihbar etmesi gerekir. Aksi halde BK’nın 362/I-II. maddesi hükmünce eseri zımnen kabul etmiş sayılır ve yüklenici sorumluluktan kurtulur.
Bu itibarla yukarıda somut uyuşmazlığa hasren yapılan hukuki açıklamalar çerçevesinde mahkemece öncelikle eserin teslimini müteakip davalı iş sahibinin davacı yükleniciye karşı herhangi bir ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı konusunda davalıya delilleri sorularak ibraz ettirildikten sonra, ayıp ihbarının her türlü kanıtla ispat edilebileceği hususu gözardı edilmeksizin yapılacak değerlendirme sonucu BK’nın 359. maddesine uygun ayıp ihbarının yapıldığının saptanması halinde, gerçeğin daha ziyade tezahür ettirilmesi amacıyla HUMK. 284. madde gereğince bilirkişiden ek rapor alınarak, davalıya teslim edilen eserde ayıp bulunup bulunmadığı, varsa bu ayıp veya ayıpların eserin reddini gerektirecek seviyede olup olmadıkları tesbit ettirilmeli, eğer eserde davalının eserin reddini haklı kılacak ayıpların varlığı anlaşılırsa yapılan imalâtın davacıya teslimi ile davanın reddine karar verilmeli, ancak ayıpların varlığı belirlenmiş olmakla beraber bunların eserin reddini gerektirecek boyutta olmadığı anlaşılırsa bu halde BK’nın 366. madde uyarınca mevcut işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleri itibariyle bedeli ayıpların bedeli düşülmek suretiyle hesaplattırılarak sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır.
Belirtilen yönler nazara alınmaksızın yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.