Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/182 E. 2009/2263 K. 17.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/182
KARAR NO : 2009/2263
KARAR TARİHİ : 17.04.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davalının icra takibine vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüyle takip konusu asıl alacak üzerinden davalının vâki itirazının iptâline karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının iş makinalarının bakım ve onarımının yapımı hakkında, yanlar arasında “sözlü” olarak eser sözleşmesinin yapılmış olduğu çekişmesizdir. Davacı yüklenici, yaptığı iş bedelinin tahsilini, davalı iş sahibinden talep etmektedir. Ancak, iş bedelinin tutarı, yanlar arasında uyuşmazlık konusudur. Mahkemece Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmüne uygun olarak yaptırılan inceleme sonucu; bilirkişi kurulunca sunulan raporda, davacının, hakettiği iş bedelinin 1.917,00 TL olduğu açıklanmış ve bilirkişi kurulu raporuna karşı da davacı yanca herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. O halde; bilirkişi kurulu raporunda açıklanan iş bedelinin davacının hakettiği gözetilmeden ve kararda gerekçesi de gösterilmeden, dava ve takip konusu 2.047,00 TL asıl alacak üzerinden davalının vâki itirazının iptâline karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan, icra takibinde takip konusu asıl alacağın, takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranına göre yasal faiziyle birlikte tahsili istendiği halde; mahkemece, değişik oranlarda gözetilerek davası kabul edilen asıl alacağa yıllık %9 oranını aşmamak üzere temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 faiz tahakkuk ettirilerek icranın devamına” karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.