YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3024
KARAR NO : 2009/3011
KARAR TARİHİ : 22.05.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu yapılan icra harç ve giderlerinin ilgili icra dosyasında icra müdürlüğü tarafından hesaplanarak tahsil edileceğinin tabiî bulunmasına göre davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1319 sayılı takip dosyasında asıl alacak dışında sözleşme tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar 2.348,00 TL işlemiş faiz isteminde de bulunmuş, ayrıca icra takip tarihinden itibaren de faiz istemiştir. İcra takibine konu teşkil eden asıl alacak icra takibinden sonra ödendiği halde faiz ödenmemiştir. Taraflar arasındaki 31.01.2006 tarihli sözleşmenin “ödeme şekli” başlıklı maddesinde, “Bu sözleşmenin imzalanmasıyla beraber Alfa-Seba işin keşif bedeli + KDV tutarının %20’sini peşin ödeyecektir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme icra takibine konu teşkil eden asıl alacak tutarının sözleşme tarihinde peşin ödenmesi gerektiğini içermektedir. Taraflarca imzalanan sözleşmede kabul edildiğine göre, peşinatın sözleşme tarihinde ödenmesi gerekir. Bunun için ayrıca davalının temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Bu düzenleme kararlaştırılmış vade niteliğindedir.
Davacı tarafça icra takibinin başlatılmasından sonra davalı tarafça icra dosyası dışında ödeme yapıldığına göre, icra takibinin varlığı da dikkate alındığında, faiz hakkının saklı tutulması için ödeme sırasında itirazî kayıt konulmasına gerek kalmamaktadır. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu asıl alacağın tahsili sırasında itirazî kayıt konulmaması nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş sözleşme tarihinden itibaren davalı tarafça ödemenin yapıldığı tarih belirlenerek, bu tarihe kadar davacının istemekte haklı olduğu faiz miktarı, bilirkişiye hesaplattırılıp sonucuna göre davacının faiz istemi konusunda karar oluşturulmasından, icra inkâr tazminatı isteminin reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.