Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/1103 E. 2007/1640 K. 22.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1103
KARAR NO : 2007/1640
KARAR TARİHİ : 22.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, parsel numaralarını bildirdiği taşınmazlarda “…” ve “… …” olarak yazılı baba adının “… …” olarak düzeltilmesini istemiş, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu’nun 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren haklarının korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir.Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Davada davacının istemde bulunduğu parseller birden çok kişi adına kayıtlıdır. Paydaşlardan her birinin baba adı da kayden “… …” yada“…” olarak yazılıdır. Davacı …’ın paydaşlarla irsi bağı mevcut delil durumuna göre anlaşılamamaktadır. Hukuki yararın varlığı bakımından bu yön nüfus kaydı veya veraset ilamı ile ortaya çıkarılmalı ve davacıdan hangi maliklere yönelik düzeltme isteminde bulunduğu sorulup sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.