YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12562
KARAR NO : 2006/14832
KARAR TARİHİ : 12.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.11.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalılara ait 1632 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 27/418 ve 27/418 iki adet payın evveliyatının mera parselinden geldiğini ileri sürerek tapu iptali ile tescil istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmü, davacı Hazine vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere göre 1968 yılında yapılan tapulama sırasında …, … mahallesinde bulunan 445 ada 5 parsel sayılı taşınmaz dava dışı … Belediyesi Tüzel kişiliği merası olarak sınırlandırıldığı, 14.2.1973 tarihinde 395, 396 ve 397 parsel sayılı taşınmazlar olarak ifraz edildiği, 396 parsel sayılı taşınmazın 17.1.1991 tarihinde 3194 sayılı yasanın 18 maddesi uyarınca imar uygulamasına tabi tutularak birden çok parsel bütünlüğünü oluşturmak için dağıtıma tabi tutulduğu, bu uygulama sırasında dava konusu payları 657 ada 115 parsel sayılı … mülk niteliğindeki taşınmazla şuyulandırılarak 1632 ada 3 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu ve mera parselinden gelen dava konusu payın … belediyesi adına tescil edildiği, davalıların bu payları 6.12.1992 tarihinde belediyeye bedel ödemek suretiyle satın aldığı ve taşınmazın bulunduğu yerde imar planı 8.9.1964 tarihinde kesinleşmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde 5334 sayılı Kanunla 20.04.2005 tarihinde değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle Hazine adına tescili gereken 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş
olanların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, dava konusu payların öncesi mera olan 441 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan gelmiş ve bu paylar önce dava dışı belediye adına tescil edilmiş, davalılar 6.12.1992 tarihlerinde belediyeden bedel ödeyerek satın almışlardır. Davalılar Yasanın geçici 3.maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen adlarına doğrudan tescil yapılan … yada tüzel hukuk kişisi olmadıklarından Hazineye bir bedel ödenmesi gerekmez. Hazinenin belediyeden isteyemeyeceği bir bedeli taşınmazı belediyeye bedel ödeyerek satın … davalılardan da talep etmesi düşünülemez. Dava konusu taşınmaz 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı içinde ve yerleşim alanında kaldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Yargılama giderleri ve harçları kural olarak, davada haksız çıkan (yani aleyhine hüküm verilen) tarafa yükletilir. Ancak; dava açıldığı sıradaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) … bir yasa hükmü veya … bir İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davada haksız çıkarsa, davada haksız çıkmış olmasına rağmen yargılama giderlerine mahkum edilemez. Dava, 10.11.2003 tarihinde açılmış, dava açıldıktan sonra 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi 5334 sayılı yasa ile 20.4.2005 tarihinde değiştirildiğinden az yukarıda açıklandığı üzere davanın reddi doğrudur. Ne var ki; Davanın açıldığı tarihte davacı Hazine davasında haklı olup, anılan yasa yargılamalar sırasında yürürlüğe girdiğinden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekir. Mahkemece bu yönün göz ardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2.) bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı Hazine yararına BOZULMASINA, 12.12.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.