YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/586
KARAR NO : 2009/2689
KARAR TARİHİ : 08.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 6183 Sayılı Yasanın 79. maddesinden kaynaklanan menfi tesbit istemine ilişkindir.
Davacı üçüncü kişi banka, dava dilekçesinde; dava dışı vergi borçlusu EMA Dış Tic. Ltd. Şti’nin bankaları nezdinde bulunan mal, hak ve alacaklarının haczi için davalı yanca gönderilen haciz bildirisinin kendilerine 18.10.2007 günü tebliğ edildiğini, ancak vergi borçlusunun banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağının olmamasına rağmen 79/III.f. maddesinde öngörülen yedi günlük süre içinde haciz bildirisine karşı itiraz ileri sürmediklerinden borcun zimmetlerinde sayıldığını beyanla, 79/IV.f. maddesi uyarınca borçlu olmadıklarının tesbitini istemiştir.
Gerçektende, 79/IV.f. maddesi hükmü, herhangi bir nedenle itiraz süresini geçiren üçüncü kişiye, haciz bildirisinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tesbit davası açarak, bildirinin tebliği tarihi itibariyle kamu borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek suretiyle aleyhine oluşan zimmetten kurtulma hakkını vermektedir. Nitekim eldeki dava da bu amaçla açılmıştır. Şu halde davacı üçüncü kişi yasa gereği aleyhine doğmuş bulunan karinenin aksini ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamına göre, bu yönde inceleme yapılmak gayesiyle mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de, alınan raporda uyuşmazlığın çözümüne yarayacak belgelerin dosyada bulunmadığından incelemenin gerçekleştirilemediği bildirilmiş, ancak mahkeme mücerret davacının bir yazısına itibar ederek eksik ve yetersiz inceleme ile davanın kabulü cihetine gitmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; ihtilaf konusu hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişi marifetiyle, davacı üçüncü kişi banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, haciz bildirisinin yapıldığı tarih itibariyle dava dışı kamu borçlusunun davacı banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağının olup olmadığının tesbit ettirilmesi ve çıkacak sonuç çerçevesinde bir hükme varılması olmalıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 08.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.