Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/163 E. 2009/2447 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/163
KARAR NO : 2009/2447
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı olarak açılan icra takibine itirazın iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL asıl alacak ve 18,75 TL işlemiş temerrüt faizi üzerinden itirazın iptâline, asıl alacağın %40’ı oranında davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmolunmasına ve fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, karşı tarafın ayrıca Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak temerrüte düşürülmesi gerekir. Davacı alacaklı tarafından, takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir delil sunmadığı da dikkate alındığında, takip borçlusu davalının Borçlar Kanunu 101/I. maddesi gereğince icra takip tarihi olan 10.01.2007 tarihinde borçlu temerrüdüne düşüldüğünün kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden takip tarihinin öncesi olan, fatura tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek, bilirkişice hesaplanan 18,75 TL temerrüt faizi üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yanlar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın T.Ticaret Kanunu 12/III. maddesi gereğince ticari iş olduğu ve icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda gözetilerek %60 oranını aşmamak üzere, kabul edilen asıl alacağa avans faizi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
Davacı alacaklı tarafından açılan itirazın iptâli davasında dava değeri 2.623,28 TL olarak gösterilmiş, mahkemece 2.518,75 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HUMK’nın 417. maddesi hükmü gereğince, davalı borçlunun red ve kabul oranına göre yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesi hükmüne aykırı olarak temerrüt faizine faiz uygulanması sonucunu doğurur şekilde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.