Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5521 E. 2022/5410 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5521
KARAR NO : 2022/5410
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, davalının aracını 20.04.2006 tarihinde karıştığı kaza sonrasında müvekkili şirkete ait yetkili serviste tamir ettirdiğini, ancak davalının onarım bedelini ödemediğini ileri sürerek, 135.100,37 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait aracın tamire geldiğine dair teslim tutanağının olmadığını, kaza tutanağının bulunmadığını, dava konusu faturanın 2006 tarihli olduğunu, iş bu davanın olaydan 7 sene sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının icra takibinde bulunduğu, tamir ve faturanın düzenlenme tarihi üzerinden 10 yıl geçmeden alacak davası açtığı, davalının zamanaşımı itirazının reddinin gerektiği, davalının dava dışı sigorta şirketinden 134.943,50 TL tamirat bedelini tahsil ettiği ancak tahsil ettiği bedeli davacıya ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 134.943,50 TL’nin 19.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126/4. maddesine göre; eser sözleşmelerinde zamanaşımının başladığı tarih; eserin sözleşmesine uygun teslim edildiği veya tarafların fesih iradelerinin birleştiği tarihten itibaren 5 yıldır.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup eserin teslimi sonrasında davacının yapmış olduğu icra takibiyle zamanaşımı süresinin kesildiği ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlamış ve dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı süresi dolmamıştır. Zamanaşımına ilişkin savunma açıkça yapılmalıdır. Davalının “olaydan 7 sene sonra dava açıldığına” dair savunması zamanaşımı def’i niteliğinde değildir. Bu nedenle mahkemenin gerekçede “faturanın düzenlenme tarihi üzerinden 10 yıl geçmeden alacak davası açıldığından zamanaşımı itirazının reddinin gerektiği gerekçesi” doğru olmamış, bu gerekçe karardan çıkartılarak, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’un 438/son maddesi uyarınca gerekçesinin kısmen düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının gerekçesi kısmen düzeltilmek sureti ile ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 22.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.