YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6266
KARAR NO : 2009/5578
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, alacak istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili kesin hakedişte kesilen hafriyat miktarına itirazda bulunduklarını, davalı İdareden alacaklı olduklarını, yapılan kesintinin haksız olduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasındaki 03.10.1996 tarihli sözleşmenin 2/f maddesine göre Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olarak kabul edilmiştir. Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 39. maddesinde ara hakedişlere, 40. maddesinde ise kesin hakedişe itiraz şekli düzenlenmiştir. Şartnamenin 39. maddesine göre hakediş raporuna itiraz edilirken, idareye verilen “… tarihli dilekçemde yazılı ihtirazî kayıtla” cümlesinin yazılması ve dilekçenin bir örneğinin hakediş raporuna eklenmesi zorunludur. Şartnamenin 40. maddesinde de 39. maddedeki bu düzenlemeye atıfta bulunulmuş, aynı kuralın geçerli olduğu bildirilmiştir.
Somut olayda davacı yüklenici, 05.12.1999 tarihli kesin hakedişi “kesilen hafriyat miktarına itiraz kaydıyla” ibaresiyle imzalamıştır. Ancak bu konuda itirazlarını bildirir dilekçeyi verdiğinden sözetmediği gibi, itiraz dilekçesini de eklememiştir. Yüklenici davacı şirket itiraz dilekçesi verdiğini de iddia etmemektedir. Bu durumda usulüne uygun itiraz edilmediğinden ve şartnamenin bu hükümleri HUMK’nın 287 nci maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup sözleşmenin taraflarını bağladığı gibi mahkemece de re’sen nazara alınması gereken hususlardan olduğundan hakediş kesinleşmiştir.
Mahkemece Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesine uygun şekilde kesin hakedişe itiraz edilmemesi sonucu hakedişin kesinleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu konu üzerinde durulmadan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.