YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9319
KARAR NO : 2022/7213
KARAR TARİHİ : 21.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli Konyaaltı İlçesi Hurma Mahallesinde bulunan 1156 parsel sayılı 1.523,00 m² yüzölçümündeki parsel, 3402 sayılı Kanun’un 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosunda, 20368 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, 1.523,45 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiştir.
Davacı … İdaresi, 27.08.2010 tarihinde parselin yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek, bu bölümün tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın aynen tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiş; hüküm, Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2012 tarihli ve 2012/7952 Esas-1640 Karar sayılı ilamıyla hükme esas araştırmanın yeterli olmadığından bahisle bozulmuştur.
Kadastro Mahkemesince, bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda, Orman İdaresinin 22/2-a uygulamasına yönelik davasının reddine, dava konusu taşınmazın uygulama tutanağındaki gibi tapuya tesciline, mülkiyete yönelik dava yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi sonrasında davacı … İdaresinin talebi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmazın kadastro orman mühendisi bilirkişinin tanzim ettiği 29.05.2017 tarihli krokili raporda (A) ile gösterilen 1.046,05 m²’lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre eldeki dava, kesinleşmiş tahdite dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, Mahkemece, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışma tutanakları ile dava konusu taşınmazı ilgilendirir OS noktalarını gösterir orijinal renkli orman tahdit haritaları eksiksiz olarak dosyaya getirtilmemiş, keşifte OS noktaları belirlenmemiş -belirlenmişse de bu husus keşif tutanağına yansıtılmamış- yine orman tahdidinde kullanılan hava fotoğrafları getirtilip uygulanmamıştır.
Davacı … İdaresi, taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açtığına göre taşınmazların tahdit haritasındaki konumunun tespit edilmesi gerekli olup dosya kapsamına çalışma evrakları ve tahdit haritası getirilmediğinden hükme esas raporun içeriği denetlenememektedir. Denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bunun yanı sıra, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında davacı tarafından benzer nitelikte açılmış dava olup olmadığı hususunda dosya kapsamında bilgi bulunmadığının TAKBİS üzerinden yapılan kontrolde, taşınmazın bitişik komşusu 20368 ada 3 parsel sayılı taşınmazın hükmen orman olarak tescil edildiği görülmüştür.
Yukarıda verilen bilgilerden anlaşılacağı üzere, çekişmeli taşınmaz ile komşu olan taşınmazlar hakkında yürüyen yargılamalar bulunduğu, UYAP üzerinden yapılan kontrolde aynı bölgede bulunan taşınmazlar hakkında kararlar verildiği, bu taşınmazlar hakkında verilen mahkeme kararlarının bir kısmının temyiz incelemesinden geçtiği anlaşılmıştır.
Eldeki dosya kapsamında Mahkemece yapılan keşif ve yargılama esnasında ise bahsi geçen dava dosyaları ve alınan bilirkişi raporları nazara alınmadığı gibi çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında Orman İdaresi tarafından benzer nitelikte açılmış başkaca dava olup olmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının getirtilerek değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. Bu haliyle Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli görülmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, Mahkemece öncelikle yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin, işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B madde haritalarının özellikle orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin, yine yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örnekleri ile temin edilmeli, bitişik komşu 20368 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dosyası ile komşu taşınmazlar hakkında benzer mahiyette görülmekte olan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dava açılmış ise bu dava dosyaları ile dava konusu taşınmaz ve komşuları bir bütün halinde değerlendirilmeli, dosya üzerinde önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ve yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler marifetiyle yeniden yapılacak keşifte 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır. Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması işlemi ile ilgili sınır noktaları bilgisayar ortamında aynı ölçeğe çevrilerek (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulaması haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, yakın komşu 20368 ada 3 parsel hakkında açılan dosya ve komşu taşınmazlara ilişkin tespit edilecek başkaca dava dosyaları yapılan keşif ve yargılama esnasında nazara alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.