YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6765
KARAR NO : 2009/1588
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Dicle Pompa İstasyonu binasının inşaatı nedeniyle davalı yükleniciye yersiz yapılan ödeme bedelinin tahsili istemi ile açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici şirketin tüm, davacı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 07.08.1995 tarihinde Diyarbakır içme suyu, ham su isale hattı ve pompa istasyonu inşaatına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme uyarınca davacı idarenin öngördüğü yere Dicle Pompa İstasyonu binası yapılmıştır. Sözkonusu binanın 1998 yılında tamamlandığı, 1999 yılı Ekim ayında B ve C blokları arasındaki temel perde duvarlarından başlayan ve temelleri birbirine bağlayan bağ kirişlerine kadar devam eden çatlamaların başladığı anlaşılmaktadır. Bunun üzerine henüz işin geçici kabulü dahi yapılmamış olmasına rağmen idare tarafından yüklenici şirkete zemin iyileştirilmesi için 2000 yılı içerisinde 545.023,51 TL ödeme yapılmıştır. Bu ödemenin yapılış nedeni çatlamaların kökten önlenmesine yöneliktir. Pompa istasyonunda çatlamaların başlaması üzerine yüklenici tarafından çatlamaların giderilme yolları iş sahibi idareye bildirilmiş, aynı zamanda bunlara ilişkin projeler de sunulmuştur. Öneriler içerisinde maliyeti en yüksek olan mini kazık yöntemidir. Bu yöntemin kabul edilmesi üzerine yukarıda belirtilen 545.023,51 TL ödeme iş sahibi tarafından yüklenici şirkete asıl işin bedeli dışında ayrıca yapılmıştır. İşin geçici kabulü 29.05.2001 itibar tarihi ile 02.08.2001 tarihinde yapılmıştır. Yüklenici tarafından yapılan mini kazık yöntemi ile çatlamaların durdurulmaması üzerine işin geçici kabulünün yapılmasından bir ay kadar sonra 2001 yılı Eylül ayında diğer bir zemin iyileştirme yöntemi olan enjeksiyon yoluna idare tarafından başvurulmuş, 2001 yılında 156.000,00 TL, 2002 yılında ise 383.000,00 TL harcama yapılmıştır. Davacı idare bu davada 2000 yılında mini kazık imalâtı için yüklenici şirkete ödediği 545.023,51 TL dışında enjeksiyon nedeniyle 2001 ve 2002 yıllarında yaptığı harcamalar toplamı olan 1.084.000,00 TL’yi eskale etmek suretiyle, 2.072,085,22 TL istekte bulunmaktadır.
Davacı idarenin asıl işin yapımına ilişkin ödenen bedel konusunda herhangi bir istemi bulunmamaktadır. Bu durumda zemin iyileştirilmesi diğer bir deyimle güçlendirme konusunda geçici kabulden önce mini kazık uygulanması için yüklenici şirkete yapılan 545.023,51 TL ödemenin yeni bir işe ilişkin ödeme olarak değerlendirilmesi zorunludur. Davacı iş sahibi idare yüklenici şirketin önerdiği ve yaptığı mini kazık yoluyla zemin iyileştirilmesinin işe yaramadığını belirterek ödediği bedelin tamamını eskale ederek geri istemektedir. Davacı idarenin bu isteminin dayanağı BK’nın 360 maddesidir. Yüklenici şirket tarafından mini kazık yöntemi ile yapılan zemin iyileştirilmesinin işe yaramaması ve çatlamaların devam etmesi nedeniyle davacı idare bu iş için ödenen bedelin tamamını yüklenici şirketten istemekte haklıdır. Bu iş için ödenen bedelin tamamını istemek suretiyle idare zemin iyileştirme işinin yüklenici şirket tarafından yapılmasından vazgeçmiş sayılacağından, idare tarafından bu iş için yükleniciye ödenen bedelin eskale edilmeksizin yükleniciden tahsiline karar verilmesi gerekir.
Davaya konu teşkil eden 2001 yılında yapılan 156.000,00 TL, 2002 yılında yapılan 383.000,00 TL ödemeler geçici kabulden sonra yine zeminin iyileştirilmesi amacı ile idare tarafından yapılan harcamalara ilişkindir. Davacı idare zeminin iyileştirilmesi için davalı yüklenici şirkete ödediği bedeli geri istediğine ve bu şekilde bu konudaki sözleşmeden döndüğüne göre, artık geçici kabulden sonra zeminin iyileştirilmesi için yaptığı harcamaları davalı yüklenici şirketten isteyemez.
Bu durumda mahkemece zemin iyileştirilmesinin mini kazık yöntemi ile yapılması için davalı yükleniciye yapılan 545.023,51 TL’nin eskale edilmeksizin davalı yükleniciden tahsiline, davacı idarenin fazla isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporuna bağlı kalınarak yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davacı iş sahibi idare yararına BOZULMASINA, 550,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı yüklenici şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı idareye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.194,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.