YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2566
KARAR NO : 2022/11540
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Mahkûmiyet: Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin
11/07/2017 tarih, 2013/84 esas ve 2017/200 karar
2- İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi: Sanıklar
Adem ve … yönünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
3. Ceza Dairesinin 28/12/2018 tarih, 2017/1587 esas ve
2018/1347 sayılı kararı, sanık … yönünden 27/03/2019 –
2017/1587 esas 2018/1347 sayılı ek karar
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararlarının niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanıklar müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin düzeltilerek esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28/12/2018 tarihli kararının hukuka uygun bulunması nedeniyle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin ESASTAN REDDİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip
tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’in, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmadığı olayda; sabit olan fiilinin, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan temyiz dışı sanık …’ın önünden, yol kontrolü yapmak amacıyla diğer sanıklar … ile … in bindikleri ve …’ın yol durumuyla ilgili olarak …’a bilgi verdiği araca şoförlük yapmak suretiyle yardımda bulunduğu görülerek yapılan incelemede; sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde, sanık … yönünden oy birliğiyle; sanık … hakkında hükmolunan cezadan TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, sanık … hakkında hükmolunan cezadan TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği yönünde Başkan Vekili …’ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1-5237 sayılı TCK’nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde “suça iştirak” düzenlenmiş; “fail, azmettirme ve yardım etme” olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir.
TCK’nın 37. maddesinin 1. fıkrasında “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” denilerek “fail” tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve “suçun işlenmesine yardım etme” kapsamındaki hareketler “suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak” şeklinde sayılmıştır.
Somut olayda sanık …’in, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin temyiz dışı sanık …’ın soyut beyanı dışında yeterli delil bulunmamaktadır. Sabit olan fiili, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan …’ın önünden, başka bir araçla giderek (Öncü araçta), yol kontrolü yapmak suretiyle, uyuşturucu maddenin taşınmasına yardım etmekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle,
sanık … hakkındaki hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluğun esastan ret yönündeki görüşüne katılmıyorum.
(Sanık … yönünden)
Temyiz dışı sanık …’ın aracında ele geçen maddeyi sanıktan aldığı ve onun yönlendirmesi ile taşıdığı yönündeki soyut beyanı dışında suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı aşamada uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söyleyen sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezasında indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini nedeniyle kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle çoğunluğun esastan ret görüşüne katılmıyorum. 09/11/2022