YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1805
KARAR NO : 2009/3618
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davacı … iş sahibi, davalı Serdar Sondaj-… ise yüklenicidir.
Temyiz incelemesine konu işbu davadan önce yine davacı iş sahibince, yüklenici sıfatıyla …Sondaj-yetkili … aleyhine aynı istemlere ilişkin olarak … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/531 Esas sayılı dosyasında açılan dava, 03.04.2007 günlü kararla kabul edilmiş, davacı iş sahibi o davada davalı olarak gösterilen yani husumet yöneltilen kişinin gerçekte … Sondaj-… olmasına karşın şahsın sözleşmede yazılı ismi tam olarak okunamadığından maddî hata sonucu … olarak yazıldığını, oysa gerçekte bu isimde bir şahıs olmadığının anlaşıldığını, bu yüzden de verilen kararın infaz edilemediğini bildirmiştir.
Eldeki davada davalı olarak yer alan …, kimliğini yanlış bildirdiğinden bahisle Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sırasında verdiği 02.10.2007 günlü ifadesinde sözleşmede adı geçen kişinin kendisi olduğunu ifade ettiği gibi yapılan yargılama sırasında da davacı ile akdi ilişki kurduğunu ve ona karşı taahhüt altına girdiğini kabul ederek esas hakkındaki savunmalarını bildirmiştir.
Bu durumda her iki davadaki tarafların ve dava konularının aynı olduğu, ancak 2006/531 Esas sayılı davada davalı olarak Fehim Durur isminin yazılmış olmasının maddî hataya müstenit olduğu ve bunun mahalli mahkemesince düzeltilebileceği açıktır.
Şu halde mahkemece 2006/531 E.,2007/400 K. sayılı kararın tam ve doğru olarak ismi tesbit edilen davalı …’a tebliğ edilerek sonucu beklenmeli, kesinleştiğinde eldeki dava HUMK’nın 237. maddesi uyarınca kesin hükmün varlığı nedeniyle reddedilmelidir.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın, aynı taraflar arasında aynı konuda daha önce hüküm kurulmuş olmasına rağmen yeniden aynı ihtilâf hakkında ikinci bir karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.