Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/14311 E. 2008/15361 K. 16.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14311
KARAR NO : 2008/15361
KARAR TARİHİ : 16.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.3.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.7.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera iddiasıyla Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir
Mahkemece, bozma ilamına uyularak dava konusu 315 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 791/1275 payının davacı Hazine adına tesciline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içinde toplanan delillere göre, 315 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 791/1275 payının 1265 parsel sayılı taşınmazdan, 463/1275 payının 2583 parsel sayılı taşınmazdan, 21/1275 payının ise ihdas suretiyle belediye adına tescil edilen yerden geldiği anlaşılmıştır. 1265 parsel sayılı taşınmazın 1970 yılında yapılan tapulama tespiti sırasında Helvadere Belediye Başkanlığı adına “Harman yeri” olarak, 2583 parsel sayılı taşınmazın ise “mera” olarak sınırlandırıldığı, 791/1275 hissesinin 4.9.1998 tarihli belediye encümen kararı ile 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasında 1265 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, 2583 parsel sayılı taşınmazın ise 1.3.1991 tarihinde yapılan ıslah-imar uygulaması ile 5093 ve 5094 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği, 463/1275 hissesinin 4.9.1998 tarihli belediye
encümen kararı uyarınca 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması ile 5094 parselden geldiği ve belediye adına tescil edildiği, 21/1275 hissenin ise yoldan ihdas suretiyle oluştuğu anlaşılmıştır. Belediye taşınmazı 6.9.2001 tarihinde davalıya satmıştır.
Yargıtay bozma ilamına uyulmakla hüküm yararına bozulan kişi açısından usuli kazanılmış hak doğar. Ancak, usuli kazanılmış hakkın istisnaları vardır ve bunlardan birisi de maddi hatadır.Bir savunmanın veya delilin gözden kaçırılmış olması veya kararın esasına etkili bir konunun araştırılmamış olması da maddi hata kavramı içinde düşünülmekte, böyle bir hata ile malül bozma ve onama kararının taraflar için kazanılmış hak oluşturmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle, bozma ilamında dava konusu taşınmazın evveliyatının 50 parsel sayılı taşınmazdan geldiğinin yazılması maddi hatadan kaynaklandığından taraflar için usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
Harman yerleri, köy halkının tümünün yararlandığı harman yapılmak üzere ya yetkili merci tarafından tahsis edilen ya da … kullanma biçimi harman yeri olan köy orta malı taşınmazlardandır. Bu gibi yerlerin yararlanma hakkı ilgili köy ve belde halkına ait ise de kuru mülkiyeti devlete aittir. Yine belirtilmelidir ki, harman yerlerinin özellikleri mera, yaylak ve kışlakların özelliklerinden farklı değildir.
4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisindeki yerleşim yeri olarak işgal edilen ve mera, yaylak, kışlak olarak kullanımına artık olanak bulunmayan taşınmazların Hazine adına tescillerinin yapılacağı, Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmaz emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçileceği öngörülmüş ise de, bu hüküm ancak öncesi mera, yaylak, kışlak olan ve yasada öngörülen unsurları taşıyan taşınmazlar bakımından uygulanabilir. Anılan hükmün genişletilmiş yorumla harman yerlerine uygulanma olanağı yoktur.
Dava konusu taşınmazın belediye imar sınırları içinde kaldığı, 1.1.2003 tarihinden önce yerleşim yeri olarak işgal edildiği artık mera olarak kullanımının mümkün olmadığı, 4342 sayılı Yasanın geçici 3. maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiği inşaat ve ziraat bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış ise de, yukarıda açıklandığı gibi anılan hükmün
harman yerlerinde uygulanma yeri olmadığından harman yerinden gelen hisse yönünden davanın kabulü usul ve yasaya uygun olup tarafların tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının hükmü temyiz eden davalıdan alınmasına, Harçlar kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 16.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.