Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/12964 E. 2006/14467 K. 06.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12964
KARAR NO : 2006/14467
KARAR TARİHİ : 06.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; dava konusu taşınmaz davalılar adına kayıtlı iken Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/792 Esas sayılı davasında 1/3 payın adına tescilini istediğini, mahkemece isteğin kabul edildiğini ancak, kararda tapuya şerh verilmesi suretiyle yetinildiğini, tapuda tescil isteğinin de kararda tescil ibaresi olmadığından kabul görmediğini, tapuya şerh konulmak suretiyle hükmün infaz edildiğini, bu durumda yeniden dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek 5305 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece iptali istenen tapu kaydının bir idari işleme bağlı olarak oluştuğu, bu işlemin idari yargı yerinde iptali sağlanmadıkça adli yargıda tapu iptali ve tescile karar verilemeyeceği hükme gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Tahsisten sonra 07.07.1998 tarihinde açıldığı anlaşılan 1998/792 Esas sayılı dava ile davalılara ait tapu kaydına şerh konulması istenilmiş ve o davada 5305 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının … …’e ait olduğuna dair tapu kaydı üzerine şerh konulmasına karar verilmiştir. Bu hüküm taraflarca temyiz edilmemiş, kesinleşmiş bulunduğuna göre 10 parsel sayılı taşınmazda 1/3 pay mülkiyet hakkının davacıya ait olduğu tartışmasız hale gelmiştir. Bu payın mülkiyet biçiminde tapuya yazımı için 775 Sayılı Yasada öngörülen 10 yıllık yasaklayıcı sürenin dolması halinde davacı adına tescile bir engel kalmayacaktır. Davaya konu 10 parsel numaralı taşınmaz davalılar adına 775 Sayılı Yasa hükmüne göre 13.03.1998 tarihinde tescil edildiğine göre aynı yasanın 34.maddesi hükmünce 10 yıl süre ile devir ve temliki yasaklı olup, tapunun tesis tarihine göre bu süre 13.03.2008 tarihinde dolacaktır. Bu süre dolmadan mülkiyet aktarımı için dava yoluyla tescil istenemeyeceği cihetle davanın açıklanan nedenlerle reddi yerine kararda açıklanan nedenle reddi doğru değil ise de hüküm sonuç itibariyle doğru görüldüğünden onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin 1.bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle mahkeme kararının gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesi hükmü gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ yukarıdaki biçimiyle ONANMASINA, 06.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.