Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2008/14517 E. 2008/16050 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14517
KARAR NO : 2008/16050
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların 2005 yılında boşandıkları, ancak boşanmadan sonra davalının annesinin vefat ettiği, bu nedenle davalının …’dan maaş almaya başladığı, ayrıca annesinden 3 katlı bir binanın da intikal ettiği, davalı kadının buradan da icar geliri elde ettiği ve yoksulluğunun ortadan kalktığı ileri sürülerek aylık 250-YTL.yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece; davalının annesinden kalan 3 katlı binayı kiraya vererek gelir elde edebileceği, binanın maddi değeri nazara alındığında yoksul olmadığı, ayrıca kendisine intikal eden hisse senetlerinin değerinin de yüksek olduğu, istek halinde annesinden dolayı … maaşı bağlanabileceği, ayrıca tazminat olarak davacıdan aldığı miktarlar da bir arada değerlendirildiğinde yoksulluktan kurtulduğu, yoksulluk nafakasının devamında hukuki bir yarar kalmadığı, davacının maddi durumunda ise bir azalma olmasa dahi bozulan sağlığı ve çalışma gücünü yitirmeye başlaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yukarıdaki gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada mevcut veraset ilamına göre davalının vefat eden annesinin tek mirasçısı olmadığı, babası ile birlikte varis oldukları sabittir. Öte yandan 3 katlı bir bina mirasen intikal etmiş ise de davalının buralardan bir kira geliri elde etmediği, dairelerden birinde babasının, diğerinde kendisinin ötekisinde ise davacı ile ortak olan bir çocuklarının ikamet ettiği tanık beyanları ile anlaşılmaktadır.
Ayrıca; anneden intikal eden hisse senetlerinin paraya çevrilmesi halinde tam karşılığının ne kadar tutacağı sorulmadığı gibi, istek halinde davalıya bağlanabilecek … maaşının miktarı da sorulup tespit edilmeden hüküm kurulmuştur.
O halde, mahkemece yukarıdaki hususlar ilgili yerlerden sorulup eksiklikler giderilmeli, ayrıca davalı ve babasına intikal eden taşınmazın değeri de bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip, davalı hissesine düşen miktar belirlendikten sonra bir karar verilmelidir.
Öte yandan, boşanma davası sonucunca ödenmesine karar verilen maddi-manevi tazminatların da yoksulluktan kurtulma olgusunun belirlenmesinde dikkate alınamayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.