Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12637 E. 2007/14692 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12637
KARAR NO : 2007/14692
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.6.2005 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil isteminin kabulüne, haciz şerhi terkin isteminin kısmen kabulüne dair verilen 7.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve taşınmaz üzerindeki haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, Tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, haciz şerhlerinin terkini isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davaya katılanlar ve davacı temyiz etmiştir.
1-Bilindiği gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 53-58 maddeleri hükmü uyarınca, iki taraf arasında görülmekte olan bir davaya, taraflardan birinin davayı kazanmasında hukuki yararı olan üçüncü kişinin katılması olanaklıdır. Feri müdahale olarak adlandırılan bu katılımda, üçüncü kişi taraf olarak değil, taraflardan birinin yanında onun yardımcısı olarak davada yer almaktadır(Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukukunda Feri Müdahale, … 1992 s.1). Yargılama sonunda da katılanla ilgili bir karar verilmeyeceği için hükmü, yanında katıldığı taraf ile birlikte hükmü temyiz edebilme olanağına sahiptir.
Davaya, yasada düzenlenmemekle birlikte, uygulama ve doktrin de usul ekonomisi ilkeleri uyarınca kabul edilmiş olan asli müdahale yoluyla katılım da olanaklıdır. Feri müdahilin aksine, asli müdahil davanın taraflarına karşı, dava konusu şey üzerinde müstakil hak iddiasıyla dava açarak davaya katılmaktadır. Bu katılma müstakil bir dava olduğu için, harcı verilerek ve ilk davanın tarafları da davalı gösterilmek suretiyle dava konusu üzerinde farklı bir istem sonucunu da içeren bir dilekçe ile yapılmaktadır. Feri müdahaleden farklı olarak, asli müdahilin dava konusu yaptığı istemi hakkında mahkemece hüküm kurulmakta, asli müdahile verilen bu hükmü temyiz etme olanağı tanınmaktadır. .
Somut olayda, davaya katılanlar, davalının kendilerine olan borçlarını ödememesi nedeniyle yapılan icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden hemen sonra düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin, danışıklı olduğunu alacaklarını sonuçsuz bırakmak amacını taşıdığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Davacı ve davalıyı hasım göstererek dava konusu hakka ilişkin müstakil bir talepte bulunmamışlardır. Hal böyle olunca da feri müdahil olan katılanların temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı tapu malikini hasım göstererek, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteği ile birlikte taşınmazlar kaydındaki haciz şerhlerinin terkinini de istemiştir. Böylece, birden fazla usulü talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürülmüş, mahkemece de her iki istemi de inceleyerek hüküm altına almıştır. Ancak, haciz şerhlerinin terkini istemi açısından usulünce açılmış davanın bulunmadığı gözetilmemiştir. Şöyle ki;
Haciz şerhini terkini davalarında verilecek karar şerh lehtarlarının hukuki durumu etkileneceğinden davanın onlara yöneltilmesi gerekir. Davacı, sadece tapu malikini hasım gösterdiğine göre, şerhin terkini isteminin pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken usulüne uygun dava varmışçasına inceleme yapılarak hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar hükmü davacı temyiz etmiş ise de;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 72 maddesi hükmü de nazara alındığında usulünce açılmış ve taraf teşkili sağlanmış bir dava bulunmadığı halde inceleme yapılarak karar verilmiş olması doğrudan kamu düzenini ilgilendirdiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle fer’i müdahillerin temyiz istemlerinin reddine, 2.bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 22.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.