Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5390 E. 2022/5008 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5390
KARAR NO : 2022/5008
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK. : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına yönelik verilen hüküm davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflara yapılan tebligata rağmen gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile … Hotelin alçı ve boya işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, davalının talebi ile bazı ek işlerin de yapıldığını, Alanya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/191 Değ. İş sayılı dosyasıyla yapılan işlerin tespit edildiğini, davalının iş bedelinin bir kısmını ödediğini, ancak bakiye alacaklarının ödenmemesi nedeniyle Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2017/1035 Esas sayılı dosyası ile 259.429,00 TL asıl ve 29.138,37 TL faiz olmak üzere toplam 288.567,37 TL üzerinden takip başlatıldığını, takibe davalı tarafça haksız itiraz edilmesi sonucunda takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı iş sahibi vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı yüklenicinin işleri eksik ve ayıplı yaptığını iddia ederek, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli olarak 10.000,00 TL, davacı yerine SGK’ya ödenmek zorunda kalınan prim borçları nedeniyle 6.054,92 TL, otelin belirlenen zamanda açılamaması nedeniyle kâr kaybı olarak 10.000,00 TL ve davacı-karşı davalının otelde çalışan elemanlarının bu süre içerisinde üç öğün yemek ihtiyaçlarının şirketleri tarafından karşılanmış olması nedeniyle 10.000,00 TL yemek bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla toplam talebini 132.351,87 TL’ye çıkartmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulü ile takibin 259.429,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine; karşı davanın ise kısmen kabulü ile 9.040,57 TL kâr kaybı, 6.054,92 TL prim borcu, 34.756,38 TL nefaset gideri alacaklarının kabulüne, yemek bedeli talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı–karşı davacı iş sahibi vekilince istinaf edilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2019/1037 Esas, 2021/488 Karar ve 30.05.2019 günlü kararı ile icra takip dosyasında talep edilen 259.429,00 TL asıl alacağın 1.000,00 TL’lik kısmının tespit gideri, kalanının ise bakiye iş bedeli alacağı olarak talep edildiği, tespit giderinin mahkemece hem itirazın iptali davasında hem de yargılama giderleri içerisinde hüküm altına alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile 258.429,00 TL üzerinden itirazın iptali, takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine, iş sahibi tarafından açılan karşı davada ise, iş sahibi tarafından davacı yüklenici çalışanlarına yemek verildiği anlaşıldığından hesaplanan 36.000,00 TL yemek bedeli, 9.040,57 TL kâr kaybı, 6.054,92 TL prim borcu, 34.756,38 TL nefaset giderinin davacı – karşı davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı – karşı davacı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici asıl davasında icra takibine konu alacağını tespit raporuna dayandırmıştır. Tespit raporuyla, davacı tarafından sözleşme kapsamında 357.053,88 TL bedelli iş yapıldığı, 29.935,00 TL nefaset bedeli düşüldüğünde 327.118,88 TL kaldığı, davacının ayrıca sözleşme dışı yaptığı iş bedelinin 86.550,00 TL olduğu, her iki iş bedeli toplandığında 413.668,88 TL bulunduğu, buna KDV eklendiğinde davacı yüklenicinin toplam iş bedeli alacağının 488.129,28 TL olduğu hesap edilmiş, davacı da takip talebinde belirlenen 488.129,28 TL toplam iş bedeli alacağından 229.700,00 TL davalı ödemesini mahsup ederek ve tespit dosyası için yapılan 1.000,00 TL’yi dahil ederek 259.429,00 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davacı yüklenici asıl davasında 29.935,00 TL nefaset bedelini düşerek bakiye iş bedelini talep etmiş, mahkemece nefaset bedelinin bilirkişi raporu doğrultusunda 34.756,38 TL olduğu kabul edilmiş, davacı yüklenici tarafından kanun yoluna müracaat edilmediğinden bu miktar onun aleyhine kesinleşmiştir. İş bu durumda asıl davada, davacı yüklenici alacağı hesaplanırken tespit raporu ile belirlenen 357.053,88 TL’den 34.756,38 TL nefaset bedeli düşülüp, kalan iş bedeline KDV eklendiğinde davacının sözleşme kapsamında yaptığı işler bedelinin 380.311,05 TL olduğu, sözleşme dışı yapılan iş bedeli yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatlarına göre hesap edildiğinden ve bu fiyatlara KDV dahil olduğundan tespit raporu ile hesaplanan ve mahkemece kabul edilen 86.550,00 TL sözleşme dışı iş bedeline ayrıca KDV eklenmeden hesaplama yapılması gerektiği, bu durumda davacının toplam iş bedeli alacağının 466.861,05 TL bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda 466.861,05 TL iş bedeli alacağından, 229.700,00 TL davalı ödemesi ile 1.000,00 TL tespit masrafı düşüldüğünde davacının 236.161,05 TL bakiye iş bedeli alacağı kalmış olup, mahkemece asıl davada bu miktar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken, az yukarıda belirtilen hususlar gözden kaçırılarak daha fazla bir bedele hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı–karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı–karşı davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2019/1037 Esas, 2021/488 Karar ve 21.05.2021 günlü kararının BOZULMASINA, davalı–karşı davacı Yargıtay duruşmasına katılmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 26.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.