YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5330
KARAR NO : 2006/6419
KARAR TARİHİ : 06.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.3.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalıya ait 220 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile tescil istemiştir.
Mahkemece, 4342 sayılı Mera kanununun geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen uygulama yapılarak taşınmazlarının emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısını Hazineye ödenmek üzere verilen süre içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 220 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların öncesi dava dışı … Belediyesi Tüzel Kişiliğinin merası olan 608 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. Davalı bu taşınmazları 8.9.1995 tarihinde belediyeden satış suretiyle edinmiştir. Dosya kapsamından taşınmazların bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı imar planlarının 21.5.1986 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinde 5334 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle Hazine adına tescili gereken 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içindeki yerleri yerleşim yeri olarak işgal edilenlerin ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlar önce dava dışı belediye adına tescil edilmiş, davalı taşınmazları belediyeye bedel ödeyerek 8.9.1995 tarihinde satın almıştır. Davalı, Yasanın geçici 3.maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen adına doğrudan tescil yapılan gerçek yada tüzel hukuk kişisi olmadığından Hazineye bir bedel ödemesi gerekmez. Hazinenin belediyeden isteyemeyeceği bir bedeli taşınmazları belediyeye bedel ödeyerek satın alan davalıdan talep etmesi de düşünülemez. Bu bakımdan mahkemece davalıya taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı kadar bedeli depo etmesi için süre verilmesi ve bunun sonucunda da bedelin depo edilmediğinden söz edilerek davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi yerine yazılı bazı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle , temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 6.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.