YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7123
KARAR NO : 2023/81
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
İlamlı takipte düzenlenen muhtıranın iptaline ilişkin şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın şikayetçiler ve davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun taraflar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçiler ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi alacaklılar vekili dava dilekçesinde; ilamlı takipte dosya borcunun ödenmesi sonrasında, ilamda geçen ilam vekalet ücretinin Yargıtay ilgili hukuk dairesince maktu olarak düzeltilerek onanması nedeni ile fazla ödenen ilam vekalet ücretinin borçlu tarafından muhtıra ile gönderilerek tahsilinin istendiği, muhtıranın iptaline veya bu talebin kabul edilmemesi halinde ise iadenin yasal faiz işetilmek suretiyle yapılacağına dair kısmının kaldırılarak yalnızca 119.200,09 TL’nin faiz işletilmeksizin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı ilamın, karar düzeltme aşamasında, “…Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7. bendinde yazılı 66.120,00 TL rakamının çıkartılmasına, yerine 1.200,00 TL rakamının yazılmasına…” şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi üzerine müvekkilinin fazla ödeme yaptığının ortaya çıktığını ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.11.2013 tarihli, 2013/14316 Esas, 2013/19209 Karar sayılı ilamının tebliği ile şikayetçi/alacaklıların temerrüde düştüklerini, hal böyleyken fazla ödemenin gerçekleştiği tarihten bu zamana dek haksız yere fazla ödemeyi elinde tutan şikayetçilerin faiz ödemesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu, alacaklı tarafından tahsil edilen paranın iadesine ilişkin muhtıranın alacaklıya tebliğ edildiği tarihte temerrüt gerçekleştiğinden, bu tarihten itibaren yasal faiz isteyebileceği, davacılara muhtıra tebliğ edilmeden faiz istenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile düzenlenen 18.09.2020 tarihli muhtırada, iadenin yasal faiz işletilmek suretiyle yapılacağına dair kısmının kaldırılmasına, 119.200,09 TL’nin iadesi şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklılar ve davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklılar istinaf başvurusunda özetle; dosya borcu ödendikten sonra alacaklılar aleyhinde muhtıra düzenlendiği, alacaklıların hukuki güvenlik ve mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği, yargı kararına dayanmayan nispi olarak tahsil ettiğimiz icra vekalet ücreti maktuya çevrilerek muhtıra yoluyla iadesinin istenemeyeceği ileri sürülerek muhtıranın iptali talep edilmiştir.
Davalı borçlu istinaf başvurusunda özetle; takip dayanağı ilamın karar düzeltme aşamasında Yargıtay tarafından düzeltilerek onanması sonucunda şikayetçi alacaklılara ilamın tebliğ ile fazla ödeme durumunun ortaya çıktığını, Yargıtay düzelterek onama ilamının tebliğ ile ödeme arasında yaklaşık 7 yıllık bir süre olup şikayetçi alacaklıların borçlu olduklarını bildiği halde icra dosyasına iade yapmadıklarını, fazla ödemenin gerçekleştiği tarihten bu zamana denk haksız yere fazla ödemeyi elinde tutan şikayetçinin faiz ödemesi gerekliliğinin hakkaniyete uygun olduğunu, alacaklıların icra mahkemesine başvurusunun memur muamelesini şikayet niteliğinde olup, müvekkili kurumun şikayette şeklen taraf olduğunu, şikayetçi alacaklılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 40/2. maddesinden de anlaşılacağı üzere, icra edilen ilam hükmünün bozulması halinde ödeme yapan kişinin borçlu olmadığının ancak kesinleşen bir ilamla belirlenmesinden sonra infazın eski hale iade edilebileceği, diğer bir deyişle muhtırayla iadesi lazım gelen miktarın takip alacaklısından istenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu madde gereğince iade borçlusu (muhtıranın muhatabı olan takip alacaklısı) tarafından, tahsil edilen paranın (fazla tahsil edilen ilam vekalet ücretinin) iadesine ilişkin muhtıranın alacaklıya tebliğ edildiği tarih itibariyle temerrüt gerçekleştiğinden, ancak bu tarihten itibaren yasal faiz isteyebileceği (Kaldı ki tebliğden itibaren verilen 7 günlük süre içinde de fazla tahsil edilen ilam vekalet ücreti miktarının icra müdürlüğü hesabına takip alacaklısı tarafından 30.09.2020 tarihinde yatırıldığı görülmektedir.) gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklılar vekili ve davalı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi alacaklı ve davalı borçlu istinaf dilekçelerindeki hususları aynen tekrar etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 40/2. ve 361. maddeleri uyarınca düzenlenen muhtıranın iptaline istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 40/2. maddesine göre “Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulduğunda, aleyhine icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat’i bir ilamla belirlenirse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hale iade olunur.”
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın tahsiline, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.