Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/974 E. 2009/779 K. 16.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/974
KARAR NO : 2009/779
KARAR TARİHİ : 16.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, malzeme temini ve işçiliği kendisine ait olmak üzere davalının yapımını yükümlendiği inşaatın doğrama işlerinin taşeron olarak tamamlandığını sözlü anlaşma uyarınca iş bedeli olarak verilmesi kararlaştırılan 2 adet bağımsız bölümün tapusunun devredilmediğini ileri sürülerek davacı adına tescili olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemi ile açılmıştır. Davalı akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, akdî ilişkinin kurulduğu kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dörtyüz milyon lirayı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir (HUMK. 288 madde). Senetle ispatı gereken hususlarda taraflara bu yön hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir (HUMK. 289 madde). Somut olayda akdî ilişkinin dava konusu değere göre senetle ispatı gerektiği ortadadır. Davalının açıkça muvafakatı alınmadığından tanık anlatımlarına da itibar edilemez. Ne var ki davacı delil listesinde “diğer her türlü deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından davalıya akdî ilişkinin varlığı konusunda yemin teklifine hakkı olduğu davacıya hatırlatılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.