Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8397 E. 2006/10115 K. 29.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8397
KARAR NO : 2006/10115
KARAR TARİHİ : 29.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.06.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.04.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu 135 ada 208 parsel numaralı taşınmazın 1972 yılından bu yana zilyetliğinde olduğunu, taşınmaza bina yaptığını ve ağaç diktiğini, ayrıca nizalı yerin tapusunun da bulunduğunu, kadastro tespitinde kayma olması nedeniyle yerin davalı … adına tespit edildiğini, malik ….’in, kendisi tarafından dava açılmasını önlemek amacıyla kötü niyetle taşınmazı tapuda oğlu davalı …’e sattığını ileri sürerek temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, aralarında kötü niyetli iktisap ve devrin söz konusu olmadığını, 210 parselin adlarına temliken tescili isteği ile açtıkları davanın reddi üzerine yargılama giderleri ve sulh anlaşması gereğince 210 parsel malikine ödenmesi gereken arsa bedelini Selahattin’in ödemesi nedeniyle …’in 208 parsel tapusunu ….’e devrettiğini, davacı aleyhine men’i müdahale ve kal davası açtıklarını ve yargılamasının devamı sırasında 5.000.000.000.TL. arsa bedelinin kendilerine ödenmesi halinde tapuyu devredeceklerini davacıya bildirdiklerini, davacının bu isteği kabul etmeyerek aleyhlerine eldeki davayı açtığını, çapa dayalı davalarda iyiniyet iddiasının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava açılırken Medeni Kanunun 724.maddesine dayanılmıştır. Davacı iyi niyetle inşa ettiği binanın yer aldığı davalıya ait arsa bedelini ödemek koşuluyla arsada mülkiyet hakkının kendisine aktarılmasını istediğine göre temel uyuşmazlık arsaya ilişkin olarak düşünülmelidir. Diğer bir anlatımla arsa üzerine davacı tarafından yapılan binanın imalat ve masraflara katılma bakımından davalı yanla ilişkisi yoktur. Bu nedenle harca esas dava değerinde bina değerinin arsa değerine katılması düşünülemez. Mülkiyetin aktarılması istenilen davalıya 208 parsel numaralı taşınmazın arsa değeri 3.944.700.000.-lira olarak belirlendiğine göre yargı harcı ile davalıya yükletilecek ücreti vekaletin bu değer üzerinden hesaplanması gerekir. Mahkemece, arsa üzerindeki yapı değeri esas alınarak takdiri gerekenden daha fazla harç ve avukatlık ücreti belirlenerek bunun hüküm altına alınması doğru değildir. Bu yön bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/VII.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme hükmünün 2 rakamı ile gösterilen bendinin birinci satırında yer alan “839.498.175 TL.” rakamı hükümden çıkarılarak yerine “213.013.800 TL.” rakamının, ikinci satırında yer alan “629.498.175 TL.” rakamı hükümden çıkarılarak yerine “3.013.700 TL.” rakamının yazılmasına, 4 rakamı ile gösterilen bendinin ikinci satırında yer alan “1.643.701.000 TL.” rakamı hükümden çıkarılarak yerine “300.000.000 TL.” rakamının yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, 29.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.