Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12604 E. 2023/210 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12604
KARAR NO : 2023/210
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı takipte şikayet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; sair şikayet nedenlerinin yanı sıra asıl borçlu şirket hakkında konkordato mühleti verilmiş olduğunu ve talep edilen %60 oranındaki faizin de fahiş olduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; müvekkili lehine ipoteğin tesis edildiği tarihte taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh mevcut olmadığını, dava dışı asıl borçlu … İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş.in aralarında imzalanmış kredi sözleşmeleri gereği %60 oranı üzerinden faiz talebinde bulunulduğunu belirterek şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 22.09.2020 tarihli 2019/626 Esas 2020/338 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve2020/2380 Esas, 2021/2403 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusu kısmen kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kısmen kabulüne, limit aşımı şikayetinin kabulü ile borçlu yönünden takibin 30.000,00 TL’yi aşan kısmının iptaline, bir kısım şikayet ve itirazların da reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.1.Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 21.03.2022 tarihli, 2021/11234 esas 2022/3620 karar sayılı ilamıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm kısmında … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 1960 ada, 23 parsel, 311 nolu bağımsız bölümdeki 30.000.000,00 TL bedelli 26.05.2015 tarihli ve 10603 yevmiye sayılı ipotek limitinin 30.000,00 TL ve 30.000.000,00 TL olarak iki farklı şekilde ve hüküm kısmında 30.000,00 TL olarak yazılması gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturduğundan doğru görülmemiştir.
2.Öte yandan, şikayetçi borçlu tarafından sair şikayet nedenlerinin yanı sıra asıl borçlu şirket hakkında konkordato mühleti verilmiş olduğu ve talep edilen %60 oranındaki faizin fahiş olduğu hususları da ileri sürülmüş olmakla anılan konularda bir inceleme ve değerlendirme yapılmayarak, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmeyip Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;takip konusu ipotek akit tablosunda taşınmaz malikinin 30.000.000 TL limitli alacaklı banka lehine ipotek tesis etttiği, şikayetçi borçlunun ise takipten önce taşınmaz mülkiyetini ipotekli olarak devralan yeni malik olduğu, alacaklı bankanın 71.664.977,37 TL, 161.056,68 TL, 38.140 TL asıl alacak olmak üzere toplam 71.864.174,05 TL üzerinden takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar %60 ticari ve değişken oranlarda faizi ve icra giderlerini talep etttiği, 30.000.000 TL’lik ipotek limiti aşıldığı, Mahkemece ipotekli taşınmazı satın alan üçüncü kişi davacı bakımından ipotek limiti olan 30.000.000 TL’ yi aşan kısımla ilgili takibin iptaline karar verilmesi gerekirken bu yöne ilişkin şikayetin de reddi isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında Şikayetin kısmen kabulü ile; davacının asıl alacağına yönelik limit aşımı şikayetinin kabulü ile, … … 4. İcra Müdürlüğünün 2019/28568 sayılı dosyada davacı yönünden 30.000.000,00 TL’yi aşan kısım yönünden takibin iptaline, borçlunun sair borca ve takibe yönelik şikayet ve itirazlarının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı bankanın, kredi tesisinden önce, söz konusu kredinin teminatı olarak gösterilecek taşınmazı tüm yönleriyle araştırıp, inceleme yükümlülüğü olduğu, davalı tarafından bu yükümlülüğe uygun hareket edilmediği, icra takibinde her bir borçlunun sorumlu olduğu tutarın belirtilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen %60 temerrüt faizi oranının usul ve yasaya uygun olduğu yönündeki kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte limit aşımı şikayeti ve borca itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2. TBK’nun 88 ve 120. maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.