YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4427
KARAR NO : 2009/4863
KARAR TARİHİ : 18.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava itirazın iptâli icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece itirazın iptâli davası açılmadan önce icra takibine konu borcun ödenmiş olması nedeniyle davanın reddine, %40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili icra takibinde 13.342,87 TL alacağın icra takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı şirket tarafından ödeme yapılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirket tarafından alacak aslı ödenmiştir. Davacı şirketin icra takip tarihi olan 08.06.2006 tarihinden itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar olan faiz alacağı konusunda davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Mahkemece belirtilen tarihler arasındaki faiz miktarı hesaplanarak veya bilirkişiye hesaplattırılarak bulunacak miktar yönünden faiz yürütülmeksizin icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken bu durum gözden kaçırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için itirazın iptâli davasının açıldığı tarihte borcun ödenmemiş olması gerekir (HGK. 30.03.2005 gün 2005/19-200 Esas, 2005/210 Karar sayılı ilamı). Somut olayda alacak aslının itirazın iptâli davasının açılmasından önce ödendiğini davacı vekili 06.03.2008 günlü oturumda beyan etmiştir. Aynı şekilde mahkeme kararında da alacak aslının itirazın iptâli davası açılmadan önce ödendiği kabul edilmiştir. Bu durumda davacı tarafın icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, alacak aslı üzerinden %40 oranında icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2.) bent uyarınca davacı, (3.) bent uyarınca davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.