Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2653 E. 2006/4036 K. 06.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2653
KARAR NO : 2006/4036
KARAR TARİHİ : 06.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.7.2002 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır.İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
İpotek, halen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına alır. (TMK.nu 881) Miktarı ipoteğin tesisi anında belli olan alacaklar için ana para ipoteği, miktarı ipoteğin tesisi anında belli (muayyen) olmayan fakat ilerde gerçekleşecek alacaklar için ise üst sınır ipoteği kurulur (TMK.m. 851). Ana para ipoteğinde taşınmazın teminat altına aldığı miktar rehin sözleşmesinde yazılı olan meblağ, üst sınır ipoteğinde ise ilerde tahakkuku muhtemel alacağın tahakkuk eden ve fakat üst sınır olarak belirlenen meblağı geçemiyecek olan kısmıdır.
Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Ancak bunun için, ana para ipoteğinde, sözleşmedeki miktar ödenmiş olmalı veya ödenmemişse mahkemeye depo edilmelidir. Bu koşul gerçekleşmişse tesis olunan ana para ipoteğinin kaldırılmasına karar verilir. Aksi halde şerhin kaldırılması istemi reddolunmalıdır. Ancak, borçlu ana para ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca TST.nün 31/son maddesine dayanılarak ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir.
Davacı, 15 parsel G Blok 1 ve 2 numaralı meskenleri 100 milyar liraya davalıdan satın aldıklarını, 40 milyar lirasını peşin kalan miktarın ise vadeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, kararlaştırılan bedelden sadece 1.6.2002 tarihli senet bedelinin ödenmediğini, bununda ipoteğin kaldırılması sırasında ödeneceğini, bu hususta davalıya ihtar çekerek ipoteğin kaldırılması için önel verdiklerini ancak, satış bedelinin güvencesi olan ipoteğin kaldırılmadığı gibi ödemelerinde davalı tarafından inkar edildiğini ileri sürerek, tapu kaydındaki ipoteğin fekkini istemiştir.
Mahkemece, satışa konu meskenlerin bedeli için ödeme yapıldığı, ipotek bedelinin ödenmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve davalı arasında konut alışverişinden kaynaklanan bir ilişki bulunduğu çekişmesizdir. Taraflar tapuda satış işlemi yapılırken 1 numaralı bağımsız bölüm için saptanan 10 milyar üzerinden 25.1.2002 ve 25.2.2002 tarihinde 5 er milyar lira ödenmek üzere, 2 numaralı bağımsız bölüm içinde 25.3.2002 ve 25.4.2002 tarihinde 5’er milyar ödenmek üzere 10 milyarlık ipotek tesis etmişlerdir. İpoteğe konu bu bedellerin ödendiği senetleri tahsil eden banka yazılarından anlaşılmaktadır. Ne var ki; taraflar satış bedelini 20 milyar lira göstermelerine rağmen gerçek satış miktarı üzerinden ödeme planı düzenleyerek 100 milyar liranın satış bedeli olarak ödenmesini kararlaştırmışlardır. Bu miktarın 87 milyarı banka aracılığı ile 5 milyarı da icra takibi sonucu ödenmiş 8 milyar liraya ilişkin ödeme belgesi ise sunulamamıştır.
İpotek ile teminat altına alınan miktar 20 milyar lira ise de, ipoteğin amacının satışa konu bağımsız bölümlerin bedelinin ödenmesini sağlamak olduğunu ve bu husus da davacının kabulünde bulunduğuna göre, ödenmeyen 8 milyar lira depo ettirilerek davanın kabulü gerekirken, değişik gerekçelerle davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine 18.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.