YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6498
KARAR NO : 2009/4829
KARAR TARİHİ : 18.09.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …. …. Dahili davalı ……. gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı … tarafından açılan davada Ankara Elmadağ İlçesi Yenipınar Mahallesinde tapunun 248 ada 1 parselinde kayıtlı taşınmazda inşaat yapılması konusunda imzalanan 10.12.1996 günlü sözleşmenin feshi, kaçak inşaatın kal’i ve yapılan binaya yerleşen davalıların müdahalelerinin men’ine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davacı tarafından daha önce açılan davada davacının eksik iş bedelini ve kira alacağını talep ettiği yani ifayı istediği, bu davada fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar ilk açılan davada ifa istenilmiş ise de bu kararın kesinleşmediği anlaşıldığı gibi kaçak inşaatın, yasaya uygun hale getirilememesi halinde akdin her zaman feshi ve yıkım istenebileceği doğal bulunmakla mahkeme gerekçesinde isabet yoktur. Davada feshi istenen sözleşme Mihriba Manav ile davalı Osman Bekcan arasında imzalanmıştır. Davacı bu sözleşmede taraf değildir. Mihriba’nın vefat ettiği ve mirasçı sıfatıyla dava açıldığı da iddia edilmemiştir. Davacının 03.08.1998’de Muhriba’dan tapu paylarını satın almış olması sözleşmedeki hakların kendisine devredildiği anlamına gelmeyeceği dairemizin yerleşik kararlarındandır. Dosyada sözleşmeden doğan hakların davacıya temlik edildiğine dair yazılı bir belge de bulunmamaktadır.
O halde mahkemece davacıya varsa temlike ilişkin belgeyi ibraz etmesi için mehil verilmeli, ibraz edilmediği takdirde davanın reddine karar verilmelidir. Belge ibraz edildiği takdirde ise öncelikle inşaatın seviyesi ve yasalara uygun inşa olunup olunmadığı belirlenmeli kaçak olduğu ve verilecek mehil sonucunda yasal hale getirilemeyeceği anlaşıldığı takdirde davanın kabulüne karar verilmelidir.
Yasal hale getirilme imkanı mevcut ise bu takdirde davalılara inşaatı yasal hale getirmeleri bakımından yeterli süre ve gerekli yetki tanınmalı bu mehil sonunda yasal hale getirildiği takdirde önceki davanın sonucu da gözetilerek dava reddedilmeli, aksi takdirde davanın kabulüne karar verilmelidir. Ancak davanın açılmasına davacı sebebiyet vermediğinden masraf ve vekâlet ücretiyle sorumlu tutulmamalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.