YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10622
KARAR NO : 2022/13282
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı, davacının davalı şirketin kreş bünyesinde çocuk bakıcısı 6 yaş öğretmeni olarak 27/12/2011 tarihinde göreve başladığını, 25/04/2016 tarihinde haksız olarak işten çıkartıldığını, sigorta primlerinin 2014 yılının 7. ayından itibaren yatırılmaya başlandığını, beyanla öncelikle davacının 27/12/2011 tarihinde işe başladığının tespiti ile 27/12/2011-18/07/2014 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, davacının 27/12/2011 tarihinde işe başadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı ile 18/07/2014 tarihinde hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında çalıştırıldığını ve her ay düzenli olarak ücretinin ödendiğini, primlerinin yatırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacının 27.12.2011-18.07.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildi
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin istinaf başvurularının HMK nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esasdan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, davacının çalışdığı kadar sürenin bildirilmiş olduğunu, davanın ispatlanamadığını belirterek kararın bozulması talebinde bulunmuşlardır.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1) Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; davacı 27.12.2011-18.07.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Davacının davalı iş yerinden 18.07.2014-27.01.2016 döneminde tam bildirimlerinin olduğu, davacının 26.12.2011 ve 27.12.2011 tarihli davalı anaokulu iş müracaat formu ile iş müracaatında bulunduğu, davalı iş yerinin 06.12.2005 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve talep edilen dönemlerde bordro çalışanlarının olduğu anlaşılmaktadır.
Somut dosyadaki uyuşmazlık davacının talep ettiği dönemde davalı iş yerinde çalışıp çalışmadığının tespiti olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Mahkemece, davacının talep ettiği dönemde çalışması bulunan bordro çalışanlarından re’sen tanık tespiti yapılarak beyanları alınmalı, gerekirse çalışma olgusunu bilebilecek bordro tanıkları taraflardan sorularak onların göstereceği tanıklarda dinlenilmeli, bu şekilde kanaat edinmeye yetecek kadar tanık beyanı alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde bu çelişkiler giderilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.