Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6164 E. 2006/7656 K. 28.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6164
KARAR NO : 2006/7656
KARAR TARİHİ : 28.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.3.2004 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; men’i müdahale ve kal davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat davasının reddine dair verilen 10.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava taşınmazın aşırı kullanılması nedeniyle komşuluk hukukuna aykırı zararlandırıcı davranışların giderilmesi ve kar kaybı zararının tahsili istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, engellemeler yargılama aşamasında kaldırıldığından elatmanın önlenmesi isteminin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat istemine yönelik davanın ise reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı …’de eczane işleticisidir. Düzenlenen krokiye göre davacı ile davalının komşu dükkan sahibi oldukları anlaşılmaktadır. Davalının yaptığı ve yargılama aşamasında kaldırdığı ahşap sundurmayla davacının işyerine olağan müşteri giriş ve çıkışına engellediği bilirkişi raporu ile sabittir. Bilirkişilerin özellikle 19.9.2005 günlü ek raporlarında davalı tarafından yapılan ruhsatsız ve izinsiz işyeri büyütülmesinin yola çıkma ve davacıya ait eczanenin görünümünü kapattığı, müşterisinin kolay ulaşımına mani olduğu, o yüzden parakende satışlarının olumsuz etkilendiğini vurgulamış, ancak parakende satışlarda olumsuz etkilemenin parasal boyutu hesaplanamamıştır.
Borçlar Kanunun 42. maddesi uyarınca kural olarak varlığı iddia olunan zararı ispat bunu iddia edene düşer. Somut olayda; davacı zararının varlığını ispat etmiş, ancak hakiki miktarının talep ettiği tutarda olduğunu kanıtlayamamıştır. Anılan yasa hükmü uyarınca zararın varlığı ispat edilmekle birlikte miktarı kanıtlanamamışsa hakimin halin mutad cereyanına ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak zararı adalete uygun tayin etmesi gerekir. Başka bir deyişle; Yasa bu gibi durumlarda zararı tayin etme görevini hakime yüklemiştir. O halde mahkemece yasanın anılan hükmü doğrultusunda uygun bir zarar tayin ve takdir ederek bunun davalıdan tahsiline karar verilmesi yerine davacının tazminat isteminin yasaya uygun düşmeyen bazı nedenlerle reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.