YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1905
KARAR NO : 2009/1497
KARAR TARİHİ : 16.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kesin kabulün yapılması ve alacak istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 24.01.2004 tarihli sözleşme Rize Adliye Sarayı ikmal inşaatına ilişkindir. İşin geçici kabulü 30.11.2004 tarihinde yapılmış, eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için davacı yükleniciye 27.12.2004 tarihine kadar süre verilmiştir. Geçici kabul tutanağında, elle yazılmış, “noksan ve kusurlu işler süresi içerisinde tamamlanmıştır” şerhi bulunmaktadır. Daha sonra Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir komisyon oluşturulmuş, komisyon 26.07.2005 tarihli kararında eksiklikleri belirlemiş, bunların giderilmesinden sonra alacağın ödenmesine karar verilmiştir. Yüklenici şirket Rize Valiliği Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü’ne gönderdiği 06.09.2005 tarihli yazıda kendilerinin sorumlu olduğu eksik ve kusurlu işlerin kesin kabul aşamasında düzeltileceğini taahhüt ederek, kesin hesap alacağının ödenmesini istemiştir. Davacı yüklenici şirketin alacağının ödenmemesi ve kesin kabulün yapılmaması nedeniyle de bu dava açılmıştır.
Yargılama sırasında inşaat mühendisi tarafından düzenlenen 19.02.2007 tarihli ek raporda, davacı yüklenici şirketin sorumlu olduğu eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli 4.302,08 TL olarak belirlenmiştir. Bu miktar sözleşme eki olan yapım işleri şartnamesine göre kesin kabulün yapılmasını engelleyici nitelikte değildir. Dairemizde yapılan duruşma sırasında da, işin kesin kabulünün yapıldığı belirtilerek, 24.09.2009 olur tarihli kesin kabul tutanağı dosyaya konulmuştur. Bu durumda davacı yüklenici şirketin sorumluluğunda olan işlerden eksik ve kusurlu olanlarının giderilme bedelinin çok düşük olması dikkate alınarak, kesin kabulün yapılması şartlarının oluşması nedeniyle ve daha sonra yapıldığı iddia edilen kesin kabul tutanağı değerlendirilmek suretiyle, davacı alacağı belirlenerek, davacı istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı İdareden alınarak Yargıtay’daki duruşmasında vekille temsil olunan davacı yüklenici şirkete verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.