YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13814
KARAR NO : 2008/14827
KARAR TARİHİ : 27.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmaz tapu kayıtlarında “… kızı …” olarak yazan ismin “… kızı …” olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tecili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu tapu kayıtlarına ait kadastro beyannamelerinin 28.12.1941 tarih 41 numaralı tapu kaydına dayanılarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dayanak kayıt incelendiğinde ise; davacının dilekçesinde de belirtildiği gibi, davacı murisi olduğu iddiası edilen “… kızı …”nin bir kısım hisseyi 27 şubat 329 tarihli zabıtname mucibince satın aldığı görülüyor ise de, tapu kaydında malik olan “… (…) kızı …”ye ait hissenin annesi …’dan miras yolu ile intikal ettiği ve kadastro tutanağında adı geçen …’nin … ve …’dan olma … olup, mülkiyetin miras yolu ile intikal ederek tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 28.12.1941 tarih 41 numaralı tapu kaydına dayanak açılmış olduğu eldeki dava ile, tapu kaydında isim yanlışlığının düzeltilmesi istenmiş olup, tapu maliki ile murisin aynı kişi olduğu iddia edilmiş ise de, kadastro beyannamesine esas teşkil eden dayanak tapu kaydına göre “… ve …’dan olma …’ye miras yolu ile intikal eden hisse ile davacı murisinin satın alarak sahip olduğu hisse ayrı ayrı hisseler olup, bu kişilerin aynı kişi olmadıkları açıkça görülmektedir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararı ile tapu kayıtlarında malikin değişmesine sebep olunmuştur. Oysa, yalnız Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltmek suretiyle açılan bir “tapuda isim düzeltme davası” ile bu sonuca ulaşılması olanaklı değildir. Davacı iddiasını ancak tapu maliklerine yöneltilerek açacağı bir tapu iptali tescil davası ile talep edebilecektir. Mahkemece bu yön gözetilmek suretiyle davanın reddine karar vermek gerekirken aksine düşüncelerle kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.