Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/13060 E. 2008/14571 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13060
KARAR NO : 2008/14571
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.8.2007 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.5.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1209 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binada kendisine murisinden intikal eden C Blok, zemin kat 3 nolu bağımsız bölümün 1/3 payının ileride kendisine devredilmesi koşulu ile tapuda davalı adına tescil edildiğini, fakat davalının kendisine devrine yanaşmadığını beyanla taşınmazın davalı adına olan 1/3 payının tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini, tescil mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davacı tarafından resmi belgeye dayanılmadığı ve kendi muvazaasına dayanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanç gösterilene bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inanç gösterenin tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla, inanç gösterilen kişi, inanç gösteren namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona yani inanç gösterene geçirme yükümlülüğü
altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmeleri anılan içtihadı birleştirme kararı uyarınca ancak yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan belge olmalıdır. Böyle bir belgenin bulunmaması halinde en azından olayın tamamının ispatına yeterli olmamakla birlikte bunun vukuuna delalet edebilecek ve karşı taraf elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin söz konusu olması halinde, inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanması mümkün olabilir.
Bunların hiçbirinin olmaması durumunda, davacı taraf delilleri arasında yemine de dayanmışsa, mahkemece davalıya yemin tebliğine hakkı olduğu hatırlatılması gerekir.
Eldeki davada; tapu iptali tescil istemi yönünden, davacı inanç sözleşmesini yazılı delil ya da karşı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bir belge ile kanıtlayamamıştır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde ve delil listesinde “vs.delil” demek suretiyle yemin deliline dayandığından, mahkemece davacıya yemin delilini kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak HUMK.nun 337. ve müteakip maddeleri gereğince işlem yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davacı kademeli istemde bulunmuş olup, ikinci kademedeki istemi alacağa ilişkin olup, mahkemece ikinci kademedeki istem yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.Mahkemenin, davacının diğer delillerini de değerlendirilerek alacağa ilişkin istemi yönünden bir karar vermesi gerekirken bu konuda bir karar verilmeyerek eksik hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.